Sıkça Sorulan Sorular
1. Görselliğe, ambalaja ve büyüklüğe değil, kokunun niteliğine odaklanılmalıdır. Çünkü ortamın ruhunu belirleyen kullandığınız araç değil, aracın içindeki içeriğin niteliğidir.
2. Gerçek maliyet, toplam fiyatın kullanım koşullarına bağlı ortalama süreye bölünmesiyle hesaplanmalıdır. Çünkü bir ürünün ekonomikliği veya pahalılığı, yalnızca satın alma tutarıyla değil, kullanım süresinin de hesaba katılmasıyla ölçülür.
3. Koku seçimi yaparken başkalarının fikrine ihtiyacınız yoktur; kendi kararınızı özgürce verebilirsiniz. Çünkü koku zevki ve etkisi kişiseldir. Doğru veya yanlış koku çeşidi yoktur.
4. Deneme aşamasında koku şişeden değil, yayıldığı atmosferden ve üründen belirli bir mesafede koklanmalıdır. Çünkü ortam kokusu, tenimize sürdüğümüz kısa mesafeden hissedilen bir parfüm değildir. Yayılımı belirli bir mesafeden hissedilmeyen bir ürünün, kullanacağınız ortamda da etkili olması beklenmemelidir.
5. Bir kokunun psikolojinize etki etmesi için illaki doğal içerikli veya uçucu yağ bazlı olması gerekmez. Örneğin, fabrikadan yeni çıkmış bir otomobilin o kendine has kokusu tamamen endüstriyeldir, ancak çoğu sürücü için vazgeçilmez bir haz kaynağıdır. Ya da yeni tanıştığınız birinin parfümü sentetik olsa da sizde güçlü bir cinsel çekim uyandırabilir. Bu örneklerin hiçbirinde koku organik değildir, ancak etkisi gerçektir.
6. Koku havaya değil yüzeylere sıkılmalıdır. Ürün kalitesi kadar uygulama yöntemi de sonucu belirler. Doğru konumlandırma ve verimli kullanım için rehberimizi inceleyiniz. KEŞFEDİN!
Araba içindeyken değil, çıkarken; havaya değil, bagaj dahil tüm tekstil yüzeylerini spreyleyip ayrılın. En sık yapılan hata kokuyu havaya ve içerideyken sıkmaktır. KEŞFEDİN!
Yemek kokusu açken rahatsız etmez, aksine sevildiği için iştah açar. Yemek yerken ve sonrasında ise burun yorulmasından dolayı ortamdaki kokuya alışırız. Fakat bir sonraki gün ortama sinen yemek kokusu istenmez.
Bu yüzden evden çıkarken koku makinenizi açık bırakmanızı ve öncesinde tekstil yüzeylerini de kokulandırmanızı öneririz. Bu yöntem, özel ve yoğun günler öncesinde motivasyonunuzu artırmak için de aklınızda bulunsun. KEŞFEDİN!
Geçmişte herhangi bir markanın çubuklu kokusundan verim alamadıysanız sebebi "yanıltıcı test yöntemi" olabilir. Mağazada çubuğu burnunuza dayayarak kokladığınızda aldığınız yoğunluk yayılımı değil, sadece o noktadaki kokuyu gösterir. Oysa evinizde şişenin dibinde yaşamayacaksınız; kokunun size uzaktan gelmesini isteyeceksiniz. Bu nedenle gerçek performans testi; burnunuzu çubuğa dayayarak değil, yaklaşık 3-4 metre uzaklıktan kokunun yayıldığı havayı koklayarak yapılmalıdır. KEŞFEDİN!
Misafirleriniz gelmeden kısa süre önce koku makinesini giriş alanına yakın bir noktada çalıştırın ve gelmelerine az kala kapatın. Bu yöntem, misafirleriniz daha içeriye girmeden olumlu bir izlenim yaratır. Makineyi önceden kapatmak ise misafirinizin koku zevkini veya hassasiyetini bilmediğiniz durumlar için yerinde bir tedbirdir. Ayrıca banyodaki zemin hariç kuru yüzeyleri (fayans, lavabo, klozet, mermer gibi yüzeyleri) ve salondaki tekstil yüzeylerini de önceden kokulandırabilirsiniz.
Koku tıpkı ışık gibidir: Ne zifiri karanlık ne de göz alan parlak bir ışık; her ikisi de rahatsız eder. Bunun yerine, romantik bir restoranın loş ışığını hayal edin. Ortak kullanım alanlarındaki kokunuz da kaş yaparken göz çıkarmamak adına bu çizgide tutulmalıdır.
Bir kokunun psikolojinize etki etmesi için illaki organik veya uçucu yağ bazlı olması gerekmez. Örneğin, fabrikadan yeni çıkmış bir otomobilin o kendine has kokusu tamamen endüstriyeldir, ancak çoğu sürücü için vazgeçilmez bir haz kaynağıdır. Ya da yeni tanıştığınız birinin parfümü sentetik olsa da sizde güçlü bir cinsel çekim uyandırabilir. Bu örneklerin hiçbirinde koku organik değildir, ancak etkisi gerçektir. Tabii ki koku algısı kişisel olduğu için, bu durumun tam tersi etkiler yaratması da mümkündür.
Modern parfüm sanatının başarısı doğalın zenginliği ile sentetiğin kararlılığının kusursuz dengesine dayanır. Sentetikler, doğayı tüketmeden kokuyu yeniden yaratma imkânı sunarken, aynı zamanda parfümün kalıcılığını artırır. Genel kanının aksine, doğal yağlar karmaşık yapıları gereği sentetiklere kıyasla daha fazla alerjen riski taşır.
Eğer tek bir koku molekülünü bir renk olarak düşünürsek; üzerimizde kullandığımız parfümü bir tablo, ortam kokusunu ise adeta bir resim sergisi olarak hayal edebiliriz. Bu metaforla bakıldığında, organik olmayan bileşenlerle oluşturulmuş bir ortam kokusunun zengin psikolojik etkilerinden rahatlıkla bahsedebiliriz.
Bir işletme asla bir parfümeri gibi kokmayı hedeflememeli, amacına uygun kokmalıdır. Örneğin bir klinik veya otel odasında temizlik hissinin kokuyla desteklenmesi doğaldır; fakat bu mesaj abartıldığında konukların tepkisini çekebilir ve hedeflenen prestijin tam tersi bir etki yaratabilir. KEŞFEDİN!
Ortam kokusuna temelde iki nedenle ihtiyaç duyarız: Zevk almak veya kötü kokuları gidermek. Bu yüzden, farklı durumlar için elinizin altında farklı çeşitler bulundurmanızı öneririz. Bu durum, tıpkı bir davete giderken giyilen ayakkabı ile spor yaparken tercih edilenin farklı olması gibidir.
Yemek sonrası eve sinen kokuyla baş etmek için yapacağınız tercih ile hiç sorun yokken misafiri etkilemek için kullanacağınız çeşit ve miktar doğal olarak farklı olmalıdır. Çünkü kötü kokuyu bastırmak için gereken güçlü bir seçim, temiz bir ortamda ağır gelerek misafirinizi rahatsız edebilir. Tam tersi durumda, hafif bir çeşitle yemek kokusunu bastırmaya çalışmak yetersiz kalabilir veya aşırı tüketime neden olacağından maliyeti artırır. KEŞFEDİN!
Esanslarımızı dilediğiniz gibi harmanlayarak kendi imza kokunuzu yaratabilirsiniz. Farklı kokuların aynı ortamda kullanılması veya sıvı formda karıştırılması kokunun yapısını bozmaz; aksine ona derinlik katar. Unutmayın, her parfüm aslında bir karışımdır. Sonuç tamamen sizin hayal gücünüze ve koku zevkinize bağlıdır.
Hangi koku çeşidinin güzel olduğu sorusunun cevabı, kişinin bizzat kendisindedir. Ancak bu cevabın son derece basit olması, muazzam bir bilgi kirliliğine kapı aralamıştır. İşte bu zafiyet, bireyleri dışarıdan gelen manipülasyonlara açık hâle getirmektedir. Ayrıca yüksek statü sahiplerinin her konuda mutlak otorite sayılması, kişisel bir tercih olan koku konusunu daha da içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir.
Çok basit bir yöntem sizi en doğru karara ulaştıracaktır: Beğendiğimiz kokuyu içgüdüsel olarak tekrar tekrar veya uzun süre koklama arzusu duyarız. Beğenmediğimiz kokulardan ise burnumuzu hemen uzaklaştırmak isteriz. Beğendiğiniz ve sizi rahatsız eden kokulara verdiğiniz tepkileri kafanızda canlandırın; seçimin sırrının fizyolojide olduğunu göreceksiniz. Koku seçimi, tamamen kendimize özgü fizyolojik tepkilere bağlıdır.
En çok sorulan sorulardan biri olmasına rağmen, hangi koku çeşidi güzeldir sorusu temelde yanlıştır. Aynı şekilde, hangi koku çeşidi kötüdür sorusu da bir o kadar hatalıdır. Bir markanın kalite standartları kıyaslanırken bu sıfatlar belki kullanılabilir; ancak koku karakteristiklerinin tercihi söz konusu olduğunda asla kullanılamaz. İçiniz rahat olsun; burnunuz sizin için en doğrusunu seçecektir. Başkalarının bildiği ama sizin bilmediğiniz bir doğru koku zevki varmış gibi hissettirilse de böyle bir hiyerarşi yoktur ve kimse tercihinizi yargılayamaz. Bu konuda gönül rahatlığıyla burnunuzun dikine gidebilirsiniz. KEŞFEDİN!
Diyelim ki belirli bir koku çeşidinin rahatlatıcı etkisi hakkında duyduklarınız sizi heyecanlandırdı. Hemen satın alıp kullanmaya başladınız. Doğal olarak bu kokudan size vaat edilen etkiyi bekleyeceksiniz. Ancak başkalarının anlatımlarıyla bir kokuya karar vermek, istediğiniz etkiyi garanti etmez. Reklamlarda veya çeşitli kaynaklarda bazı kokuların etkileri standartmış gibi sunulsa da bu şekilde seçim yapmak işinizi şansa bırakmaktır. Çünkü koku tercihleri ve kokuya verilen tepkiler kesinlikle standart değildir, kişiye özgüdür. Sevmediğiniz bir kokunun, kim tarafından tavsiye edilirse edilsin, olumlu bir psikolojik etkisi olmaz; aksine ortamı sizin için dayanılmaz hâle getirebilir. Çocukluğunuzdan kalan kötü bir anıyla bağdaştırdığınız ve uyku getirdiği iddia edilen bir koku, sizi rahatlatmak yerine sabaha kadar uyanık tutabilir.
Bu yüzden afrodizyak, uyku getiren veya zekâ açan gibi sıfatlarla tanımlanan kokuların arkasında genellikle profesyonelce kurgulanmış ticari amaçlar ve tüketicinin bilgi eksikliği yatar. Kokuya zaman ve para harcarken bu konularda şüpheci olmanız yararınızadır. Bazı iddialar çeşitli kaynaklara dayandırılsa da bu sonuçlar her zaman genelgeçer değildir.
Buna karşın, herhangi bir koku çeşidinin size olumlu etkisi olmayacağı anlamı çıkarılmamalıdır. Kokunun yaşatması istenen etkiler başkalarının görüşlerinde değil, sizin kendi deneyiminizde saklıdır. Kokunun sizde bıraktığı olumlu his tek ve değişmez rehberdir. Bu nedenle kokunun etkisini herkese standart bir sonuçla sunan aromaterapi yaklaşımlarına temkinli yaklaşıyoruz. Büyük sermaye, bilimsel altyapıya ve tüm bilgilere erişme gücüne sahip uluslararası ilaç ve kozmetik devlerinin neden standart koku etkisi vaatleriyle bu pazara girmediğini düşünmek gerekir. KEŞFEDİN!
Markamızı gönül rahatlığıyla denemeniz için ürünlerimizi denedikten sonra (az miktarda kullanılmış olsa dahi) memnun kalmamanız veya farklı bir çeşit talep etmeniz halinde, iade ve değişim taleplerinizi anlaşmalı kargo firmamız aracılığıyla kabul ediyoruz. Bu şekilde gerçekleştireceğiniz iadelerde sizden herhangi bir kargo ücreti talep etmiyoruz.
Bulaşık ve çamaşır deterjanı gibi temizlik ürünleri ile kolonya ve parfüm gibi kozmetik ürünleri bu cihazlar için kesinlikle uygun değildir ve sağlık açısından risk oluşturabilir. Ortam kokulandırma ürünleri ilgili mevzuatın gerekliliklerine göre üretilir. Bu nedenle bir ürünün kokması, onun ortam kokusu olarak kullanılabileceği anlamına gelmez. KEŞFEDİN!
“Koku pahalıdır” algısı, ürünlerin tek seferlik bir harcama gibi görülmesinden kaynaklanır. Oysa yaşam ve çalışma alanlarının güzel kokması için harcanan miktar, günlük hesaplandığında kahve ya da çikolata gibi harcamaların maliyetinden bile daha azdır. KEŞFEDİN!
Véronique markasının kurucusu ve sahibi M. Cem Temuroğlu’dur. KEŞFEDİN!