Koku ve Güvenlik Standartları

Ortam kokuları yayılma şekline göre üç ana yolla taşınır: duman, gaz (aerosol sprey) ve sıvı (su-alkol). Değişen sağlık standartları ve artan farkındalıkla birlikte; su ve alkol bazlı yayılım sistemlerinin kullanımının ön plana çıkacağı öngörülmektedir. 

Esans ambalajında plastik yerine cam kullanımı kalite, içeriğin görünmesi ise şeffaflık göstergesidir; ancak şeffaf şişedeki esansın ışıktan korunarak saklanması gerekir. Ortam kokuları uzun ömürlü ürünler olduğu için bu sürenin plastik şişe içinde geçmiş olabileceğinin bilincinde olmalısınız. 

İçeriğin görünür olması, yani herhangi bir şeyi gizleme çabasının bulunmaması, markanın şeffaflık anlayışı hakkında olumlu bir izlenim yaratır. Satın alırken ürünün içini görebilmeniz, gıda gibi hassas alanlar başta olmak üzere tüm sektörler için şeffaflık ve güvenilirlik adına olumlu bir davranış modelidir.

Teknik adıyla hava aromatize edici ürünler olan ortam kokuları, solundukları için sıkı bir mevzuata tabidir. Koku kesesinden tütsüye, kokulu mumlara kadar koku yayan tüm ürünlerin etiketlerinde, yasal zorunluluk gereği bulunması gereken uyarılar eksiksiz yer almalıdır. Satın alırken marka fark etmeksizin, etiket bilgilerinin ayrıntılı olup olmadığını kontrol edin. Etikette yer alan bu detaylar mevzuata uygunluk hakkında önemli ipuçları verir.

Tüm markaların alerjiye neden olma ihtimali vardır. Çünkü içerikler kişiden kişiye farklı alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Alerji konusunda kesinlik yoktur; tam tersi de mümkündür, yani alerjiniz olmasına rağmen bir marka sizde reaksiyon yaratmayabilir. Bu nedenle mevzuat, formülünde belirli oranın üzerinde alerjen madde barındıran ürünlerin etiketlerine alerji uyarılarının eklenmesini zorunlu kılmıştır. 

Kullanım güvenliği açısından, psikoloji bölümünde değindiğimiz doğal ve sentetik ayrımını burada tekrar hatırlatmakta fayda var: Doğal olmak, zararsız olmak anlamına gelmez. Doğal esansiyel yağlar, yüzlerce farklı bileşenden oluşan karmaşık yapıları nedeniyle çoğu zaman sentetiklere kıyasla daha fazla alerjen riski taşır. Güvenli bir ortam kokulandırması için modern parfüm sanatının başarısı; doğalın zenginliği ile sentetiğin kararlılığının dengesine dayanır. 

Ürünü kullandıktan sonra istenmeyen bir durumla karşılaşabileceğinizi göz önünde bulundurarak markadan denenmiş ürün iade etme durumunu sormanız lehinizedir. Sektörün gelişmesi ve tüketici haklarının korunması adına 'denenmiş ürün iadesi' konusunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. 

Çünkü bir ürünün performansı ya da kişilerde alerji yaratıp yaratmayacağı ancak yaşanılan ortamda fiilen kullanıldığında ortaya çıkar. Bu nedenle iade ya da değişim hakkının firmalar tarafından bir güven politikası olarak sunulması olumlu bir yaklaşım olabilir.

Solunum organları yaşla birlikte geliştiği için bebeklerin ve küçük çocukların ortam kokularına maruz kalması sakıncalıdır. Bu nedenle bu yaş grubunun etkileneceği çevrede kullanımını önermiyorum. Ayrıca bu yaştaki çocukların rahatsızlıklarını her zaman kolaylıkla ifade edemediklerini hatırlatmak isterim. 

Hamileler ve astım hastaları da ortam kokularından olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle etiketlerde, ürünün hamilelerin, bebeklerin ve solunum yolu rahatsızlığı olanların bulunduğu ortamlarda kullanımıyla ilgili  uyarıları göz ardı etmemenizi öneririm. Böyle bir uyarıya yer veren üretici, ürününün kullanım sınırlarını açıkça ortaya koymuş olur.

Peki, bu durumlarda kötü kokulara karşı ne yapılabilir? Şöyle bir yöntem uygulanabilir: Kokulandırma, söz konusu kişi evde yokken yapılmalıdır. Kişi eve dönmeden belli bir süre önce ortam iyice havalandırılmalıdır. Ayrıca evden uzun süreli ayrılmadan önce perdelerden ayakkabı içine, halılardan koltuklara ve tuvaletteki kuru alanlara kadar kokunun tutunabileceği tüm yüzeyler kokulandırılabilir; eve ancak koku azaldıktan sonra dönülerek istenmeyen kokularla mücadele edilebilir.

Ortam kokusunun evcil hayvanlara zararı olup olmadığı, sıkça merak edilen bir konudur. İlgili mevzuat evcil hayvanlar üzerindeki etkiler için ayrı bir değerlendirme öngörmediğinden bu konuda bir güvence sağlamaz. Bu nedenle evcil hayvanınızın tepkilerini bizzat gözlemlemelisiniz. Rahatsızlık belirtileri gösteriyorsa öncelikle kokunun yoğunluğunu azaltarak deneme yapmalı, sonuç değişmezse kokulandırmayı hayvanınız ortamda yokken uygulamalı ya da tamamen kullanmaktan kaçınmalısınız.

Yanıltıcı İddialar: Ortam kokusu markası araştırırken “Organik” ya da “%100 Organik” gibi ibarelerle karşılaşabilirsiniz. Hava aromatize edici ürünler için bu ifade, altının doldurulması zor ve oldukça iddialı bir söylemdir. Bu nedenle, satın almadan önce organik iddiasını kanıtlayan belgeleri mutlaka talep etmenizi öneririm. 

Bunun yanı sıra ortam kokuları için Güvenlik Bilgi Formu (GBF) düzenlenmesi gerekir. Bu belge bakanlıkça belgelendirilmiş bir hazırlayıcı tarafından düzenlenir ve etiketle birebir uyumlu olmalıdır. Üretici firmadan formu ve etiket görsellerini isteyerek bu uyumu kendiniz de kontrol edebilirsiniz.

Sırası gelmişken çok hassas bir konuya değinmek isterim. İnternet pazar yerlerinde organik ürün ararken mağaza isimlerinden kaynaklanan algı yanılmasına dikkat edilmelidir. Mağaza isminde organik ibaresinin bulunması, satılan ürünün de organik olduğu anlamına gelmez. 

Örneğin "XXX Organik" isimli bir mağaza olduğunu varsayalım. Bu mağaza "lavanta yağı" satıyorsa ve ürün organik değilse, internetteki arama sonuçlarında "XXX Organik lavanta yağı" ifadesinin yan yana gelmesi tüketiciyi yanıltabilir. 

Bu nedenle organik olanın mağaza unvanı mı yoksa ürünün kendisi mi olduğu mutlaka etiketinden kontrol edilmelidir. Umarım ileride organik etiketinin bir mevzuata tabi olduğu gibi, internet sitelerindeki kullanımı da belli bir regülasyona tabi olur. 

"Mikropları öldüren kokular" söylemiyle karşılaşmış olabilirsiniz; ancak bu iddiaya itibar etmemenizi öneririm. Zira kokular gerçekten mikropları yok edebilseydi, hastanelerde, eğitim kurumlarında, teknoloji şirketlerinde, bankalarda ya da devlet kurumlarında neden kullanılmadıklarını sorgulamak gerekirdi.

Son olarak, koku makinesinde yalnızca bu cihazlar için özel olarak üretilmiş esansların kullanılması gerektiğini hatırlatmak isterim. Bulaşık ve çamaşır deterjanı gibi temizlik solüsyonları ile kolonya ve parfüm gibi kozmetik ürünleri, bu cihazlara kesinlikle uygun değildir ve sağlık açısından risk oluşturabilir. 

Ortam kokulandırma ürünleri, ilgili mevzuatın gerekliliklerine göre üretilir. Bu nedenle bir ürünün kokuyor olması, onun ortam kokusu olarak kullanılabileceği anlamına gelmez.

Hava aromatize edici ürünlerde kullanılan alkol, denatüre edilmiş ve içilmeyen alkoldür. Bu alkol, içki olarak bilinen sarhoş edici alkolle aynı amaçla kullanılmaz; formülde genellikle çözücü ve taşıyıcı madde olarak görev yapar. Bu konuda hassasiyeti olan bireyler, Diyanet’in resmi kaynaklarından detaylı bilgi alabilir. 

Véronique:
Ortam kokularımız, 2015 yılından bu yana IFRA standartlarına ve Türkiye mevzuatına uygun olarak, firmamız adına İspanya’da özel olarak üretilmektedir. Ürünlerimizin yayılımı duman ya da gaz bazlı yöntemler yerine su ve alkol bazlı sistemlerle sağlanmaktadır.

IFRA (International Fragrance Association):
Uluslararası Koku Birliği, parfüm endüstrisinin küresel temsil organıdır. Endüstrinin kolektif çıkarlarını temsil etmeyi ve düzenlemeler yoluyla kokuların güvenli kullanımını teşvik etmeyi amaçlar.

Görmek ve duymak kadar koklamaya da güvenilseydi, yalanlar dünyayı yönetemezdi.

KOK!

Koku ve Güvenlik Standartları

Ortam kokuları yayılma şekline göre üç ana yolla taşınır: duman, gaz (aerosol sprey) ve sıvı (su-alkol). Değişen sağlık standartları ve artan farkındalıkla birlikte; su ve alkol bazlı yayılım sistemlerinin kullanımının ön plana çıkacağı öngörülmektedir. 

Esans ambalajında plastik yerine cam kullanımı kalite, içeriğin görünmesi ise şeffaflık göstergesidir; ancak şeffaf şişedeki esansın ışıktan korunarak saklanması gerekir. Ortam kokuları uzun ömürlü ürünler olduğu için bu sürenin plastik şişe içinde geçmiş olabileceğinin bilincinde olmalısınız. 

İçeriğin görünür olması, yani herhangi bir şeyi gizleme çabasının bulunmaması, markanın şeffaflık anlayışı hakkında olumlu bir izlenim yaratır. Satın alırken ürünün içini görebilmeniz, gıda gibi hassas alanlar başta olmak üzere tüm sektörler için şeffaflık ve güvenilirlik adına olumlu bir davranış modelidir.

Teknik adıyla hava aromatize edici ürünler olan ortam kokuları, solundukları için sıkı bir mevzuata tabidir. Koku kesesinden tütsüye, kokulu mumlara kadar koku yayan tüm ürünlerin etiketlerinde, yasal zorunluluk gereği bulunması gereken uyarılar eksiksiz yer almalıdır. Satın alırken marka fark etmeksizin, etiket bilgilerinin ayrıntılı olup olmadığını kontrol edin. Etikette yer alan bu detaylar mevzuata uygunluk hakkında önemli ipuçları verir.

Tüm markaların alerjiye neden olma ihtimali vardır. Çünkü içerikler kişiden kişiye farklı alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Alerji konusunda kesinlik yoktur; tam tersi de mümkündür, yani alerjiniz olmasına rağmen bir marka sizde reaksiyon yaratmayabilir. Bu nedenle mevzuat, formülünde belirli oranın üzerinde alerjen madde barındıran ürünlerin etiketlerine alerji uyarılarının eklenmesini zorunlu kılmıştır. 

Kullanım güvenliği açısından, psikoloji bölümünde değindiğimiz doğal ve sentetik ayrımını burada tekrar hatırlatmakta fayda var: Doğal olmak, zararsız olmak anlamına gelmez. Doğal esansiyel yağlar, yüzlerce farklı bileşenden oluşan karmaşık yapıları nedeniyle çoğu zaman sentetiklere kıyasla daha fazla alerjen riski taşır. Güvenli bir ortam kokulandırması için modern parfüm sanatının başarısı; doğalın zenginliği ile sentetiğin kararlılığının dengesine dayanır. 

Ürünü kullandıktan sonra istenmeyen bir durumla karşılaşabileceğinizi göz önünde bulundurarak markadan denenmiş ürün iade etme durumunu sormanız lehinizedir. Sektörün gelişmesi ve tüketici haklarının korunması adına 'denenmiş ürün iadesi' konusunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. 

Çünkü bir ürünün performansı ya da kişilerde alerji yaratıp yaratmayacağı ancak yaşanılan ortamda fiilen kullanıldığında ortaya çıkar. Bu nedenle iade ya da değişim hakkının firmalar tarafından bir güven politikası olarak sunulması olumlu bir yaklaşım olabilir.

Solunum organları yaşla birlikte geliştiği için bebeklerin ve küçük çocukların ortam kokularına maruz kalması sakıncalıdır. Bu nedenle bu yaş grubunun etkileneceği çevrede kullanımını önermiyorum. Ayrıca bu yaştaki çocukların rahatsızlıklarını her zaman kolaylıkla ifade edemediklerini hatırlatmak isterim. 

Hamileler ve astım hastaları da ortam kokularından olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle etiketlerde, ürünün hamilelerin, bebeklerin ve solunum yolu rahatsızlığı olanların bulunduğu ortamlarda kullanımıyla ilgili  uyarıları göz ardı etmemenizi öneririm. Böyle bir uyarıya yer veren üretici, ürününün kullanım sınırlarını açıkça ortaya koymuş olur.

Peki, bu durumlarda kötü kokulara karşı ne yapılabilir? Şöyle bir yöntem uygulanabilir: Kokulandırma, söz konusu kişi evde yokken yapılmalıdır. Kişi eve dönmeden belli bir süre önce ortam iyice havalandırılmalıdır. Ayrıca evden uzun süreli ayrılmadan önce perdelerden ayakkabı içine, halılardan koltuklara ve tuvaletteki kuru alanlara kadar kokunun tutunabileceği tüm yüzeyler kokulandırılabilir; eve ancak koku azaldıktan sonra dönülerek istenmeyen kokularla mücadele edilebilir.

Ortam kokusunun evcil hayvanlara zararı olup olmadığı, sıkça merak edilen bir konudur. İlgili mevzuat evcil hayvanlar üzerindeki etkiler için ayrı bir değerlendirme öngörmediğinden bu konuda bir güvence sağlamaz. Bu nedenle evcil hayvanınızın tepkilerini bizzat gözlemlemelisiniz. Rahatsızlık belirtileri gösteriyorsa öncelikle kokunun yoğunluğunu azaltarak deneme yapmalı, sonuç değişmezse kokulandırmayı hayvanınız ortamda yokken uygulamalı ya da tamamen kullanmaktan kaçınmalısınız.

Yanıltıcı İddialar: Ortam kokusu markası araştırırken “Organik” ya da “%100 Organik” gibi ibarelerle karşılaşabilirsiniz. Hava aromatize edici ürünler için bu ifade, altının doldurulması zor ve oldukça iddialı bir söylemdir. Bu nedenle, satın almadan önce organik iddiasını kanıtlayan belgeleri mutlaka talep etmenizi öneririm. 

Bunun yanı sıra ortam kokuları için Güvenlik Bilgi Formu (GBF) düzenlenmesi gerekir. Bu belge bakanlıkça belgelendirilmiş bir hazırlayıcı tarafından düzenlenir ve etiketle birebir uyumlu olmalıdır. Üretici firmadan formu ve etiket görsellerini isteyerek bu uyumu kendiniz de kontrol edebilirsiniz.

Sırası gelmişken çok hassas bir konuya değinmek isterim. İnternet pazar yerlerinde organik ürün ararken mağaza isimlerinden kaynaklanan algı yanılmasına dikkat edilmelidir. Mağaza isminde organik ibaresinin bulunması, satılan ürünün de organik olduğu anlamına gelmez. 

Örneğin "XXX Organik" isimli bir mağaza olduğunu varsayalım. Bu mağaza "lavanta yağı" satıyorsa ve ürün organik değilse, internetteki arama sonuçlarında "XXX Organik lavanta yağı" ifadesinin yan yana gelmesi tüketiciyi yanıltabilir. 

Bu nedenle organik olanın mağaza unvanı mı yoksa ürünün kendisi mi olduğu mutlaka etiketinden kontrol edilmelidir. Umarım ileride organik etiketinin bir mevzuata tabi olduğu gibi, internet sitelerindeki kullanımı da belli bir regülasyona tabi olur. 

"Mikropları öldüren kokular" söylemiyle karşılaşmış olabilirsiniz; ancak bu iddiaya itibar etmemenizi öneririm. Zira kokular gerçekten mikropları yok edebilseydi, hastanelerde, eğitim kurumlarında, teknoloji şirketlerinde, bankalarda ya da devlet kurumlarında neden kullanılmadıklarını sorgulamak gerekirdi.

Son olarak, koku makinesinde yalnızca bu cihazlar için özel olarak üretilmiş esansların kullanılması gerektiğini hatırlatmak isterim. Bulaşık ve çamaşır deterjanı gibi temizlik solüsyonları ile kolonya ve parfüm gibi kozmetik ürünleri, bu cihazlara kesinlikle uygun değildir ve sağlık açısından risk oluşturabilir. 

Ortam kokulandırma ürünleri, ilgili mevzuatın gerekliliklerine göre üretilir. Bu nedenle bir ürünün kokuyor olması, onun ortam kokusu olarak kullanılabileceği anlamına gelmez.

Hava aromatize edici ürünlerde kullanılan alkol, denatüre edilmiş ve içilmeyen alkoldür. Bu alkol, içki olarak bilinen sarhoş edici alkolle aynı amaçla kullanılmaz; formülde genellikle çözücü ve taşıyıcı madde olarak görev yapar. Bu konuda hassasiyeti olan bireyler, Diyanet’in resmi kaynaklarından detaylı bilgi alabilir. 

Véronique:
Ortam kokularımız, 2015 yılından bu yana IFRA standartlarına ve Türkiye mevzuatına uygun olarak, firmamız adına İspanya’da özel olarak üretilmektedir. Ürünlerimizin yayılımı duman ya da gaz bazlı yöntemler yerine su ve alkol bazlı sistemlerle sağlanmaktadır.

IFRA (International Fragrance Association):
Uluslararası Koku Birliği, parfüm endüstrisinin küresel temsil organıdır. Endüstrinin kolektif çıkarlarını temsil etmeyi ve düzenlemeler yoluyla kokuların güvenli kullanımını teşvik etmeyi amaçlar.

Görmek ve duymak kadar koklamaya da güvenilseydi, yalanlar dünyayı yönetemezdi.

KOK!

KABUL

Kabul et butonuna basmadığınız sürece 

çerezleriniz kullanılmamaktadır. 

Çerez Politikamız