Koku, Alan ve Zaman

Ortam kokularının yüzeyler yerine doğrudan havaya sıkılmasının bir refleks aktarımından kaynaklandığını düşünüyorum. Parfümü kirli tene sürmeyiz; tüketici aynı refleksi ortam kokusunda kötü kokan yüzeylere de yansıtıyor.

Bununla beraber, günümüz formülasyonlarında artık her marka için geçerli olmasa da geçmişte yaşanan leke sorunları, tüketicide tüm ürünlerin leke bırakacağı yönünde genel bir önyargı da oluşturmuş durumda.

İlginç bir şekilde, yalnızca ülkemizde değil, neredeyse dünya genelinde ortam kokusunun bu iki nedenle boşa havaya sıkıldığını, kötü kokunun asıl kaynağı olan yüzeylere uygulanma seçeneğinin ise gözden kaçtığını fark ettim.

Bu yüzden kokulandırmayı iki ana başlıkta inceledim: alan ve zaman. Alanı da kendi içinde yüzey ve hava kokulandırma olarak ikiye ayırdım.

A. ALAN
1. Yüzey Kokulandırma
İstenmeyen kokular çoğunlukla yüzeylere sinmiş kokulardır. Kokan hava değil; arabanın tavanı, paspası, koltuğu ya da tuvaletin fayansı, mermeri, yani duvarları veya evin perde, koltuk, halı gibi yüzeyleri kokar. Aynı durum yalnızca araba ve ev için değil, işletmeler için de geçerlidir. Bu yüzden kötü kokuya karşı spreyi havaya sıkmayın. 

Kokuyu, yüzeyi boyar gibi mümkün olan tüm alana, doğrudan nesnelerin üzerine ve her seferinde farklı bölgelerine sıkın. Bu yöntem hem sinmiş kokuların hissedilmemesine yardımcı olur hem de sıktığınız koku moleküllerinin yüzeylere tutunarak daha uzun süre kalıcı olmasını sağlar. Koku makinesinden önce bunu deneyin; çünkü belki de koku makinesine hiç gereksinim duymayacaksınız.

Koku Sıkılabilecek Örnek Yüzeyler:
Tekstil: Perde (tül ve stor dâhil), halı, kilim, koltuk ve kanepe kumaşı, minder; bagaj içi dâhil, deri hariç tüm araba döşemeleri ve paspaslar.

Diğer: Fayans ve derzler, mermer, lavabo ve klozetlerin kuru bölgeleri, gözenekli duvarlar, duvar kâğıtları, gardrop ve ayakkabılık iç yüzeyleri, cilasız (emici) ahşap yüzeyler.

2. Hava Kokulandırma
Havanın bir koku makinesiyle sürekli kokulandırılması, ortamda kokuyu tutacak yeterli yüzey yoksa, alan çok hacimli ise ya da istenmeyen koku yoğunsa tercih edilmelidir. Mümkünse yüzey kokulandırma ile desteklenmelidir. 

B. ZAMAN
Ortam kokulandırmasında zamanlama, memnuniyet ve ekonomi için kritik rol oynar. Kokunun yoğun gelmesi, burun yorulması ve ortamdaki insan ve hava sirkülasyonları dikkate alınarak başlangıç, bitiş ve kullanım sürelerine karar verilmelidir. Bu da her ortamın farklı bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiği sonucunu ortaya çıkarır. Zamanlamaya ilişkin örnekleri aşağıdaki uygulamalarda ve diğer bölümlerde ilgili konuların içinde ele aldım.

Uygulamalar:
1. Araba Kokulandırma
Araba içindeyken değil, arabadan çıkarken; havaya değil, bagaj dâhil, deri hariç tüm tekstil yüzeyleri spreyleyip arabadan ayrılın. Kapalı bir ortamda yoğun koku rahatsız edici olabilir. Eski sinmiş kokulardan kurtulmanız, kullanım sıklığına ve uygulama yoğunluğuna bağlıdır. Örneğin yıllarca sigara içilmiş araba ortamını bir tedavi süreci gibi görmeli, sinmiş kokuların tek seferde kaybolmasını beklememelisiniz. Ayrıca spreyi bir süngere sıkarak torpido gözü gibi iç bölmeleri ve tekstil dışı sert yüzeyleri silebilirsiniz.

2. Yemek ve Koku
Yemek kokusu açken rahatsız etmez, tersine iştah açar. Yemek yerken ve sonrasında ise burnun yorulması nedeniyle ortamdaki kokuya alışırız. Ama bir sonraki gün önceki akşamdan sinen yemek kokusu istenmez. Bu yüzden evden çıkarken koku makinesini açık bırakmanızı ve öncesinde tekstil yüzeyleri de kokulandırmanızı öneririm. Bu zamanlama, özel ve yoğun günler öncesinde motivasyonunuzu yükseltmek için de aklınızda bulunsun.

3. Konuk ve Koku
Konuklarınız gelmeden kısa bir süre önce koku makinesini kapıya yakın çalıştırın. Kapı çalındığında veya mümkünse çalınmadan hemen önce kapatın. Kapıya yakın çalıştırmanız, içeri girmeden önce olumlu bir izlenim yaratacaktır. Cihazı erkenden kapatmanız ise aşırı kokudan rahatsızlık olasılığına karşı alınan bir önlemdir.

Zaman ve alan birdir, ayrı zannedersin.

KOK!

Koku, Alan ve Zaman

Ortam kokularının yüzeyler yerine doğrudan havaya sıkılmasının bir refleks aktarımından kaynaklandığını düşünüyorum. Parfümü kirli tene sürmeyiz; tüketici aynı refleksi ortam kokusunda kötü kokan yüzeylere de yansıtıyor.

Bununla beraber, günümüz formülasyonlarında artık her marka için geçerli olmasa da geçmişte yaşanan leke sorunları, tüketicide tüm ürünlerin leke bırakacağı yönünde genel bir önyargı da oluşturmuş durumda.

İlginç bir şekilde, yalnızca ülkemizde değil, neredeyse dünya genelinde ortam kokusunun bu iki nedenle boşa havaya sıkıldığını, kötü kokunun asıl kaynağı olan yüzeylere uygulanma seçeneğinin ise gözden kaçtığını fark ettim.

Bu yüzden kokulandırmayı iki ana başlıkta inceledim: alan ve zaman. Alanı da kendi içinde yüzey ve hava kokulandırma olarak ikiye ayırdım.

A. ALAN
1. Yüzey Kokulandırma
İstenmeyen kokular çoğunlukla yüzeylere sinmiş kokulardır. Kokan hava değil; arabanın tavanı, paspası, koltuğu ya da tuvaletin fayansı, mermeri, yani duvarları veya evin perde, koltuk, halı gibi yüzeyleri kokar. Aynı durum yalnızca araba ve ev için değil, işletmeler için de geçerlidir. Bu yüzden kötü kokuya karşı spreyi havaya sıkmayın. 

Kokuyu, yüzeyi boyar gibi mümkün olan tüm alana, doğrudan nesnelerin üzerine ve her seferinde farklı bölgelerine sıkın. Bu yöntem hem sinmiş kokuların hissedilmemesine yardımcı olur hem de sıktığınız koku moleküllerinin yüzeylere tutunarak daha uzun süre kalıcı olmasını sağlar. Koku makinesinden önce bunu deneyin; çünkü belki de koku makinesine hiç gereksinim duymayacaksınız.

Koku Sıkılabilecek Örnek Yüzeyler:
Tekstil: Perde (tül ve stor dâhil), halı, kilim, koltuk ve kanepe kumaşı, minder; bagaj içi dâhil, deri hariç tüm araba döşemeleri ve paspaslar.

Diğer: Fayans ve derzler, mermer, lavabo ve klozetlerin kuru bölgeleri, gözenekli duvarlar, duvar kâğıtları, gardrop ve ayakkabılık iç yüzeyleri, cilasız (emici) ahşap yüzeyler.

2. Hava Kokulandırma
Havanın bir koku makinesiyle sürekli kokulandırılması, ortamda kokuyu tutacak yeterli yüzey yoksa, alan çok hacimli ise ya da istenmeyen koku yoğunsa tercih edilmelidir. Mümkünse yüzey kokulandırma ile desteklenmelidir. 

B. ZAMAN
Ortam kokulandırmasında zamanlama, memnuniyet ve ekonomi için kritik rol oynar. Kokunun yoğun gelmesi, burun yorulması ve ortamdaki insan ve hava sirkülasyonları dikkate alınarak başlangıç, bitiş ve kullanım sürelerine karar verilmelidir. Bu da her ortamın farklı bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiği sonucunu ortaya çıkarır. Zamanlamaya ilişkin örnekleri aşağıdaki uygulamalarda ve diğer bölümlerde ilgili konuların içinde ele aldım.

Uygulamalar:
1. Araba Kokulandırma
Araba içindeyken değil, arabadan çıkarken; havaya değil, bagaj dâhil, deri hariç tüm tekstil yüzeyleri spreyleyip arabadan ayrılın. Kapalı bir ortamda yoğun koku rahatsız edici olabilir. Eski sinmiş kokulardan kurtulmanız, kullanım sıklığına ve uygulama yoğunluğuna bağlıdır. Örneğin yıllarca sigara içilmiş araba ortamını bir tedavi süreci gibi görmeli, sinmiş kokuların tek seferde kaybolmasını beklememelisiniz. Ayrıca spreyi bir süngere sıkarak torpido gözü gibi iç bölmeleri ve tekstil dışı sert yüzeyleri silebilirsiniz.

2. Yemek ve Koku
Yemek kokusu açken rahatsız etmez, tersine iştah açar. Yemek yerken ve sonrasında ise burnun yorulması nedeniyle ortamdaki kokuya alışırız. Ama bir sonraki gün önceki akşamdan sinen yemek kokusu istenmez. Bu yüzden evden çıkarken koku makinesini açık bırakmanızı ve öncesinde tekstil yüzeyleri de kokulandırmanızı öneririm. Bu zamanlama, özel ve yoğun günler öncesinde motivasyonunuzu yükseltmek için de aklınızda bulunsun.

3. Konuk ve Koku
Konuklarınız gelmeden kısa bir süre önce koku makinesini kapıya yakın çalıştırın. Kapı çalındığında veya mümkünse çalınmadan hemen önce kapatın. Kapıya yakın çalıştırmanız, içeri girmeden önce olumlu bir izlenim yaratacaktır. Cihazı erkenden kapatmanız ise aşırı kokudan rahatsızlık olasılığına karşı alınan bir önlemdir.

Zaman ve alan birdir, ayrı zannedersin.

KOK!

KABUL

Kabul et butonuna basmadığınız sürece 
çerezleriniz kullanılmamaktadır. 
Çerez Politikamız