Sağlık
Ortam kokuları yayılma şekline göre üç ana yolla taşınır: duman, gaz (aerosol) ile su ve alkol. Değişen sağlık standartları ve artan farkındalıkla birlikte; su ve alkol bazlı yayılım sistemlerinin kullanımının ön plana çıkacağı öngörülmektedir.
Esanslarda plastik yerine cam şişe tercih edilmesi ve şişe içeriğinin görünüp görünmemesi kalite hakkında fikir verebilir. Ortam kokuları uzun ömürlü ürünler olduğu için bu sürenin plastik şişe içinde geçmiş olabileceğinin bilincinde olmalısınız. İçeriğin görünür olması, yani herhangi bir şeyi gizleme çabasının bulunmaması, markanın şeffaflık anlayışı hakkında olumlu bir izlenim yaratır. Satın alırken ürünün içini görebilmeniz, gıda gibi hassas alanlar başta olmak üzere tüm sektörler için şeffaflık ve güvenilirlik adına olumlu bir davranış modelidir.
Ambalajın çekici ve kusursuz görünümünün yarattığı yanılsamayı sadece koku dünyasında değil, doğanın kendisinde de görürüz. Tüketicinin parlak ve pürüzsüz bir ambalajı "kalite ve zengin içerik" ile bağdaştırması gibi, insan algısı da doğadaki berraklığı yaşamın bolluğuyla özdeşleştirir. Oysa gerçek tamamen zıttır: Akdeniz ve Ege denizlerinin ilk 100-150 metrelik derinliğindeki berraklık ve parlak mavilik, bu suların besin maddeleri açısından neredeyse biyolojik bir çöl kadar fakir olmasından kaynaklanır. İçlerinde suyu bulandıracak mikroskobik canlılar ve organik maddeler çok az olduğu için güneş ışığı su sütununda rahatça ilerler ve yalnızca mavi rengi geri yansıtır. Karadeniz'in aynı derinlikteki koyu ve bulanık görünümü ise bu katmanın yaşamla dolu olmasının sonucudur. Denize dökülen büyük nehirlerin gür ormanlardan taşıdığı alüvyonlar suyu besine boğar. Hızla çoğalan mikroskobik canlılar ve yoğun organik tabaka güneş ışığını emerek suyun rengini karartır. Üstelik bu zengin ekosistem, alt katmanlardaki oksijensiz ölü bölgeye tezat oluşturacak şekilde tamamen bu ilk metrelere sıkışmıştır. Karadeniz'deki balık bolluğunun ve lezzetinin altında da aslında bu biyolojik zenginlik yatar.
Ortam kokuları, teknik adıyla hava aromatize edici ürünler, teneffüs edildiği için sıkı bir mevzuata tabidir. Koku kesesinden tütsüye, kokulu mumlara kadar koku yayan tüm ürünlerin etiketlerinde, yasal zorunluluk gereği bulunması gereken uyarılar eksiksiz yer almalıdır. Satın alırken marka fark etmeksizin, etiket bilgilerinin ayrıntılı olup olmadığını kontrol edin. Etikette yer alan bu detaylar mevzuata uygunluk hakkında önemli ipuçları verir.
Tüm markaların alerjiye neden olma ihtimali vardır. Çünkü içerikler kişiden kişiye farklı alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Alerji konusunda kesinlik yoktur; tam tersi de mümkündür, yani alerjiniz olmasına rağmen bir marka sizde reaksiyon yaratmayabilir. Bu nedenle mevzuat, tüm markaların etiketlerine "alerjiye sebebiyet verebilir" ibaresini eklemeyi zorunlu kılmıştır. Ürünü kullandıktan sonra istenmeyen bir durumla karşılaşabileceğinizi göz önünde bulundurarak markadan denenmiş ürün iade imkânını sormanız lehinizedir.
Sektörün gelişmesi ve tüketici haklarının korunması adına 'denenmiş ürün iadesi' konusunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü bir ürünün performansı veya kişilerde alerji yaratıp yaratmayacağı ancak yaşanılan ortamda fiilen kullanıldığında ortaya çıkar. Bu nedenle iade veya değişim hakkının firmalar tarafından bir güven politikası olarak sunulması olumlu bir yaklaşım olabilir. Tüketiciye verilecek bu güvence, sektörde sadece ambalajın değil içeriğin ve kalitenin gelişiminin de önünü açacaktır.
Solunum organları yaşla birlikte geliştiği için bebeklerin ve küçük çocukların ortam kokularına maruz kalması sakıncalıdır. Bu nedenle bu yaş grubunun etkileneceği çevrede kullanımını önermiyoruz. Ayrıca bu yaştaki çocukların rahatsızlıklarını her zaman kolaylıkla ifade edemediklerini hatırlatmak isteriz. Hamileler ve astım hastaları da ortam kokularından olumsuz etkilenebilir. Mevzuat, tıpkı alerji uyarılarında olduğu gibi bu durumlara dair uyarıların da etiketlerde yer almasını zorunlu kılmıştır.
Peki, bu durumlarda kötü kokulara karşı ne yapılabilir? Şöyle bir yöntem uygulanabilir: Koku uygulaması, söz konusu kişi evde yokken yapılmalıdır. Kişi eve dönmeden belli bir süre önce ortam iyice havalandırılmalıdır. Ayrıca genel bir davranış modeli olarak, evden uzun süreli ayrılmadan önce perdeden ayakkabı içine, halıdan koltuğa ve tuvaletteki kuru alanlara kadar kokunun tutunabileceği tüm yüzeyler kokulandırılarak dönüş için hazır bırakılabilir. Bu yöntemle, kimseyi rahatsız etmeden eve sinen kötü kokulara karşı etkili bir çözüm sağlanmış olur.
Ortam kokusunun evcil hayvanlara zararı olup olmadığı, sıkça merak edilen bir konudur. İlgili mevzuat insan sağlığını korumak amacıyla hazırlandığı için, diğer canlıların da benzer şekilde korunacağını varsayabiliriz. Ancak bu, ortamdaki kokunun evcil hayvanınızı rahatsız etmeyeceği anlamına gelmez. Nasıl ki bizler kokulara farklı tepkiler veriyorsak, hayvanlar da benzer tepkiler gösterir. Bu nedenle, hayat arkadaşınızın davranışlarını gözlemleyerek hareket etmelisiniz. Eğer rahatsızlık belirtileri gösteriyorsa öncelikle kokunun yoğunluğunu azaltarak deneme yapmalısınız. Sonuç değişmezse, bahsettiğimiz evde yokken uygulama yöntemiyle kullanmalı ya da tamamen kullanmaktan kaçınmalısınız.
Ortam kokusu markası araştırırken “Organik” veya “%100 Organik” gibi ibarelerle karşılaşabilirsiniz. Hava aromatize edici ürünler için bu ifade, altının doldurulması zor ve oldukça iddialı bir söylemdir. Bu nedenle, satın almadan önce organik iddiasını kanıtlayan belgeleri mutlaka talep etmenizi öneririz. Ayrıca içeriği ne olursa olsun “MSDS” (Güvenlik Bilgi Formu) hazırlanması yasal bir zorunluluktur. Yetkili bir uzman tarafından hazırlanan bu belgenin, etiketle birebir uyumlu olması gerekir. Üretici firmadan MSDS ve etiket görsellerini talep ederek, bu uyumluluğu kendiniz de kontrol edebilirsiniz.
Sırası gelmişken çok hassas bir konuya değinmek isterim. İnternet pazar yerlerinde organik ürün ararken mağaza isimlerinden kaynaklanan algı yanılmasına dikkat edilmelidir. Mağaza isminde organik ibaresinin bulunması, satılan ürünün de organik olduğu anlamına gelmez. Örneğin "XXX Organik" isimli bir mağaza olduğunu varsayalım. Bu mağaza "lavanta yağı" satıyorsa ve ürün organik değilse, arama sonuçlarında "XXX Organik lavanta yağı" ifadesinin yan yana gelmesi tüketiciyi yanıltabilir. Bu nedenle organik olanın mağaza unvanı mı yoksa ürünün kendisi mi olduğu mutlaka etiketinden kontrol edilmelidir. Umarım ileride organik etiketinin bir mevzuata tabi olması gibi, internet sitelerindeki kullanımı da belli bir regülasyona tabi olur.
Genel kanının aksine, doğal esansiyel yağlar karmaşık yapıları gereği sentetiklere kıyasla daha fazla alerjen riski taşır. Modern parfüm sanatının başarısı ise, bu iki dünyanın; doğalın zenginliği ile sentetiğin kararlılığının kusursuz dengesine dayanır. Sentetikler, doğayı tüketmeden kokuyu yeniden yaratma imkânı sunarken, aynı zamanda parfümün kalıcılığını artırır.
“Mikropları öldüren kokular” söylemiyle karşılaşmış olabilirsiniz ancak bu iddiaya itibar etmemenizi öneririz. Zira kokular gerçekten mikropları yok edebilseydi; hastanelerde, eğitim kurumlarında, teknoloji şirketlerinde veya devlet kurumlarında neden kullanılmadıklarını sorgulamak gerekirdi. Bununla birlikte, uluslararası dev ilaç ve kozmetik firmalarının bu pazardan neden kendilerini mahrum bıraktığını da kendimize soralım.
Yukarıdakilere ek olarak, koku makinesinde yalnızca bu cihazlar için özel olarak üretilmiş esansların kullanılması gerektiğini hatırlatmak isteriz. Bulaşık ve çamaşır deterjanı gibi temizlik solüsyonları ile kolonya ve parfüm gibi kozmetik ürünleri, bu cihazlara kesinlikle uygun değildir ve sağlık açısından risk oluşturabilir. Ortam kokulandırma ürünleri, ilgili mevzuatın gerekliliklerine göre üretilir. Bu nedenle bir ürünün kokuyor olması, onun ortam kokusu olarak kullanılabileceği anlamına gelmez.
Hava aromatize edici ürünlerde kullanılan alkol, denatüre edilmiş ve içilmeyen alkoldür. Bu alkol, içki olarak bilinen sarhoş edici alkolle aynı amaçla kullanılmaz; formülde genellikle çözücü ve taşıyıcı madde olarak görev yapar. Nasıl ki yemek kokusu orucu bozmuyorsa, bu tür ürünlerdeki alkol kokusunun da dini açıdan sorun teşkil etmediği yönünde genel görüşler mevcuttur; yine de bu konuda hassasiyeti olan bireyler, Diyanet’in resmi kaynaklarından detaylı bilgi alabilir.
*Véronique marka ortam kokuları, 2015 yılından bu yana IFRA standartlarına ve Türkiye mevzuatına uygun olarak, firmamız adına İspanya’da özel olarak üretilmektedir. Ürünlerimizin yayılımı; duman veya gaz bazlı yöntemler yerine su ve alkol bazlı sistemlerle sağlanmaktadır.
**IFRA: Uluslararası Koku Birliği, parfüm endüstrisinin küresel temsil organıdır. Endüstrinin kolektif çıkarlarını temsil etmeyi ve düzenlemeler yoluyla kokuların güvenli kullanımını teşvik etmeyi amaçlar.
Sağlık
Ortam kokuları yayılma şekline göre üç ana yolla taşınır: duman, gaz (aerosol) ile su ve alkol. Değişen sağlık standartları ve artan farkındalıkla birlikte; su ve alkol bazlı yayılım sistemlerinin kullanımının ön plana çıkacağı öngörülmektedir.
Esanslarda plastik yerine cam şişe tercih edilmesi ve şişe içeriğinin görünüp görünmemesi kalite hakkında fikir verebilir. Ortam kokuları uzun ömürlü ürünler olduğu için bu sürenin plastik şişe içinde geçmiş olabileceğinin bilincinde olmalısınız. İçeriğin görünür olması, yani herhangi bir şeyi gizleme çabasının bulunmaması, markanın şeffaflık anlayışı hakkında olumlu bir izlenim yaratır. Satın alırken ürünün içini görebilmeniz, gıda gibi hassas alanlar başta olmak üzere tüm sektörler için şeffaflık ve güvenilirlik adına olumlu bir davranış modelidir.
Ambalajın çekici ve kusursuz görünümünün yarattığı yanılsamayı sadece koku dünyasında değil, doğanın kendisinde de görürüz. Tüketicinin parlak ve pürüzsüz bir ambalajı "kalite ve zengin içerik" ile bağdaştırması gibi, insan algısı da doğadaki berraklığı yaşamın bolluğuyla özdeşleştirir. Oysa gerçek tamamen zıttır: Akdeniz ve Ege denizlerinin ilk 100-150 metrelik derinliğindeki berraklık ve parlak mavilik, bu suların besin maddeleri açısından neredeyse biyolojik bir çöl kadar fakir olmasından kaynaklanır. İçlerinde suyu bulandıracak mikroskobik canlılar ve organik maddeler çok az olduğu için güneş ışığı su sütununda rahatça ilerler ve yalnızca mavi rengi geri yansıtır. Karadeniz'in aynı derinlikteki koyu ve bulanık görünümü ise bu katmanın yaşamla dolu olmasının sonucudur. Denize dökülen büyük nehirlerin gür ormanlardan taşıdığı alüvyonlar suyu besine boğar. Hızla çoğalan mikroskobik canlılar ve yoğun organik tabaka güneş ışığını emerek suyun rengini karartır. Üstelik bu zengin ekosistem, alt katmanlardaki oksijensiz ölü bölgeye tezat oluşturacak şekilde tamamen bu ilk metrelere sıkışmıştır. Karadeniz'deki balık bolluğunun ve lezzetinin altında da aslında bu biyolojik zenginlik yatar.
Ortam kokuları, teknik adıyla hava aromatize edici ürünler, teneffüs edildiği için sıkı bir mevzuata tabidir. Koku kesesinden tütsüye, kokulu mumlara kadar koku yayan tüm ürünlerin etiketlerinde, yasal zorunluluk gereği bulunması gereken uyarılar eksiksiz yer almalıdır. Satın alırken marka fark etmeksizin, etiket bilgilerinin ayrıntılı olup olmadığını kontrol edin. Etikette yer alan bu detaylar mevzuata uygunluk hakkında önemli ipuçları verir.
Tüm markaların alerjiye neden olma ihtimali vardır. Çünkü içerikler kişiden kişiye farklı alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Alerji konusunda kesinlik yoktur; tam tersi de mümkündür, yani alerjiniz olmasına rağmen bir marka sizde reaksiyon yaratmayabilir. Bu nedenle mevzuat, tüm markaların etiketlerine "alerjiye sebebiyet verebilir" ibaresini eklemeyi zorunlu kılmıştır. Ürünü kullandıktan sonra istenmeyen bir durumla karşılaşabileceğinizi göz önünde bulundurarak markadan denenmiş ürün iade imkânını sormanız lehinizedir.
Sektörün gelişmesi ve tüketici haklarının korunması adına 'denenmiş ürün iadesi' konusunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü bir ürünün performansı veya kişilerde alerji yaratıp yaratmayacağı ancak yaşanılan ortamda fiilen kullanıldığında ortaya çıkar. Bu nedenle iade veya değişim hakkının firmalar tarafından bir güven politikası olarak sunulması olumlu bir yaklaşım olabilir. Tüketiciye verilecek bu güvence, sektörde sadece ambalajın değil içeriğin ve kalitenin gelişiminin de önünü açacaktır.
Solunum organları yaşla birlikte geliştiği için bebeklerin ve küçük çocukların ortam kokularına maruz kalması sakıncalıdır. Bu nedenle bu yaş grubunun etkileneceği çevrede kullanımını önermiyoruz. Ayrıca bu yaştaki çocukların rahatsızlıklarını her zaman kolaylıkla ifade edemediklerini hatırlatmak isteriz. Hamileler ve astım hastaları da ortam kokularından olumsuz etkilenebilir. Mevzuat, tıpkı alerji uyarılarında olduğu gibi bu durumlara dair uyarıların da etiketlerde yer almasını zorunlu kılmıştır.
Peki, bu durumlarda kötü kokulara karşı ne yapılabilir? Şöyle bir yöntem uygulanabilir: Koku uygulaması, söz konusu kişi evde yokken yapılmalıdır. Kişi eve dönmeden belli bir süre önce ortam iyice havalandırılmalıdır. Ayrıca genel bir davranış modeli olarak, evden uzun süreli ayrılmadan önce perdeden ayakkabı içine, halıdan koltuğa ve tuvaletteki kuru alanlara kadar kokunun tutunabileceği tüm yüzeyler kokulandırılarak dönüş için hazır bırakılabilir. Bu yöntemle, kimseyi rahatsız etmeden eve sinen kötü kokulara karşı etkili bir çözüm sağlanmış olur.
Ortam kokusunun evcil hayvanlara zararı olup olmadığı, sıkça merak edilen bir konudur. İlgili mevzuat insan sağlığını korumak amacıyla hazırlandığı için, diğer canlıların da benzer şekilde korunacağını varsayabiliriz. Ancak bu, ortamdaki kokunun evcil hayvanınızı rahatsız etmeyeceği anlamına gelmez. Nasıl ki bizler kokulara farklı tepkiler veriyorsak, hayvanlar da benzer tepkiler gösterir. Bu nedenle, hayat arkadaşınızın davranışlarını gözlemleyerek hareket etmelisiniz. Eğer rahatsızlık belirtileri gösteriyorsa öncelikle kokunun yoğunluğunu azaltarak deneme yapmalısınız. Sonuç değişmezse, bahsettiğimiz evde yokken uygulama yöntemiyle kullanmalı ya da tamamen kullanmaktan kaçınmalısınız.
Ortam kokusu markası araştırırken “Organik” veya “%100 Organik” gibi ibarelerle karşılaşabilirsiniz. Hava aromatize edici ürünler için bu ifade, altının doldurulması zor ve oldukça iddialı bir söylemdir. Bu nedenle, satın almadan önce organik iddiasını kanıtlayan belgeleri mutlaka talep etmenizi öneririz. Ayrıca içeriği ne olursa olsun “MSDS” (Güvenlik Bilgi Formu) hazırlanması yasal bir zorunluluktur. Yetkili bir uzman tarafından hazırlanan bu belgenin, etiketle birebir uyumlu olması gerekir. Üretici firmadan MSDS ve etiket görsellerini talep ederek, bu uyumluluğu kendiniz de kontrol edebilirsiniz.
Sırası gelmişken çok hassas bir konuya değinmek isterim. İnternet pazar yerlerinde organik ürün ararken mağaza isimlerinden kaynaklanan algı yanılmasına dikkat edilmelidir. Mağaza isminde organik ibaresinin bulunması, satılan ürünün de organik olduğu anlamına gelmez. Örneğin "XXX Organik" isimli bir mağaza olduğunu varsayalım. Bu mağaza "lavanta yağı" satıyorsa ve ürün organik değilse, arama sonuçlarında "XXX Organik lavanta yağı" ifadesinin yan yana gelmesi tüketiciyi yanıltabilir. Bu nedenle organik olanın mağaza unvanı mı yoksa ürünün kendisi mi olduğu mutlaka etiketinden kontrol edilmelidir. Umarım ileride organik etiketinin bir mevzuata tabi olması gibi, internet sitelerindeki kullanımı da belli bir regülasyona tabi olur.
Genel kanının aksine, doğal esansiyel yağlar karmaşık yapıları gereği sentetiklere kıyasla daha fazla alerjen riski taşır. Modern parfüm sanatının başarısı ise, bu iki dünyanın; doğalın zenginliği ile sentetiğin kararlılığının kusursuz dengesine dayanır. Sentetikler, doğayı tüketmeden kokuyu yeniden yaratma imkânı sunarken, aynı zamanda parfümün kalıcılığını artırır.
“Mikropları öldüren kokular” söylemiyle karşılaşmış olabilirsiniz ancak bu iddiaya itibar etmemenizi öneririz. Zira kokular gerçekten mikropları yok edebilseydi; hastanelerde, eğitim kurumlarında, teknoloji şirketlerinde veya devlet kurumlarında neden kullanılmadıklarını sorgulamak gerekirdi. Bununla birlikte, uluslararası dev ilaç ve kozmetik firmalarının bu pazardan neden kendilerini mahrum bıraktığını da kendimize soralım.
Yukarıdakilere ek olarak, koku makinesinde yalnızca bu cihazlar için özel olarak üretilmiş esansların kullanılması gerektiğini hatırlatmak isteriz. Bulaşık ve çamaşır deterjanı gibi temizlik solüsyonları ile kolonya ve parfüm gibi kozmetik ürünleri, bu cihazlara kesinlikle uygun değildir ve sağlık açısından risk oluşturabilir. Ortam kokulandırma ürünleri, ilgili mevzuatın gerekliliklerine göre üretilir. Bu nedenle bir ürünün kokuyor olması, onun ortam kokusu olarak kullanılabileceği anlamına gelmez.
Hava aromatize edici ürünlerde kullanılan alkol, denatüre edilmiş ve içilmeyen alkoldür. Bu alkol, içki olarak bilinen sarhoş edici alkolle aynı amaçla kullanılmaz; formülde genellikle çözücü ve taşıyıcı madde olarak görev yapar. Nasıl ki yemek kokusu orucu bozmuyorsa, bu tür ürünlerdeki alkol kokusunun da dini açıdan sorun teşkil etmediği yönünde genel görüşler mevcuttur; yine de bu konuda hassasiyeti olan bireyler, Diyanet’in resmi kaynaklarından detaylı bilgi alabilir.
*Véronique marka ortam kokuları, 2015 yılından bu yana IFRA standartlarına ve Türkiye mevzuatına uygun olarak, firmamız adına İspanya’da özel olarak üretilmektedir. Ürünlerimizin yayılımı; duman veya gaz bazlı yöntemler yerine su ve alkol bazlı sistemlerle sağlanmaktadır.
**IFRA: Uluslararası Koku Birliği, parfüm endüstrisinin küresel temsil organıdır. Endüstrinin kolektif çıkarlarını temsil etmeyi ve düzenlemeler yoluyla kokuların güvenli kullanımını teşvik etmeyi amaçlar.