ÇİFTLER VE HEDİYE KOKU

Kozmetik ürünlerin olmadığı ve koku duyusunun hayati önem taşıdığı dönemleri hayal edersek, aldatmanın gizli kalmasının oldukça zor olduğunu düşünüyorum. Çünkü o dönemde eşler arasında doğal kokuya dayalı, saf ve güçlü bir bağ mevcuttu. Başka biriyle birliktelik yaşayan kişinin teninde, o yabancının da kimyasal sinyalleri bulunacağı için bu durumun partneri tarafından anında fark edileceğini düşünüyorum. Sonuçta cinselliğin de kendine özgü bir kokusu vardır.


Partnerinizin ten kokusundan hoşlanmıyorsanız, ortam kokusunun bu durumu perdelemesi ilişki adına kurtarıcı bir rol üstlenebilir. Ancak burada bilimsel bir şerh düşmek gerekir: Genetik olarak en uyumlu eşlerin, birbirlerinin doğal ten kokusunu çekici buldukları bilinmektedir. Dolayısıyla ten uyumsuzluğunu sürekli maskelemek zorunda kalmak, çocuk sahibi olmak isteyenler için biyolojik açıdan dikkate alınması gereken bir sinyal olabilir.


Çiftlerin birbirlerine ortam kokusu hediye etmesi, yatak odasının havasını değiştirerek ilişkideki yakınlaşmayı olumlu etkileyebilir. Rahatsız edici kokuların giderilmesi; ortamın, dolayısıyla partnerinizin daha çekici algılanmasını destekleyebilir. Her ne kadar binlerce yıl önceki gibi eşlerimizi sadece kokularına göre seçmiyor olsak da bu durum kokunun doğamızdaki belirleyici rolünü değiştirmez; istenmeyen koku, hâlâ güçlü bir uzaklaşma sebebidir.


Uygulamada dikkat edilmesi gereken hassas bir denge vardır: Aşırı sıcaklık, ses veya ışığın rahatsızlık vermesi gibi, ortam kokusunun fazla kullanımı da duyusal konforu bozabilir. Koku zevki ve eşikleri kişisel olduğu için iki tarafın da beğeneceği çeşidi ve yoğunluğu ayarlamak zaman alabilir. Bu nedenle seçime mutlaka birlikte karar verilmelidir. Eğer ortak bir koku bulamıyorsanız, karşılıklı beğendiklerinizi farklı oranlarda karıştırarak deneyin; aynı markanın farklı çeşitleri birbiriyle arzuladığınız uyumu sağlayabilir.


Bu yöntemle, başkalarının tavsiyelerine değil, tamamen kendi tepkilerinize dayalı neredeyse size özel bir afrodizyak koku yaratmış olursunuz. Tekrar dile getirdiğim gibi koku zevki kişiseldir; bu konuda en doğru kararı başkası değil, ancak siz deneyimleyerek verebilirsiniz.


Birlikte seçilen bu kokunun yalnızca yakınlaşma anlarında kullanılması, zihinde bir şartlanma yaratarak duyusal etkiyi güçlendirebilir. Bu büyüyü bozmamak adına, ilgili kokuyu evdeki yemek kokusu gibi gündelik sorunları çözmek için kullanmaktan kaçının. O özel anları hatırlamak istediğinizde, hafızanızı tetiklemek için bu kokudan faydalanabilirsiniz. Ayrıca kokuyu, daha önce önerdiğim yöntemle; kıyafetlerin, leke kalsa dahi görünmeyecek yerlerine sürüp kuruduktan sonra giyerek üzerinizde de taşıyabilirsiniz.


Seçtiğiniz kokuları yatak odasına girmeden yaklaşık yarım saat önce uygulayın; yani ortamı siz içeri girmeden önce hazırlamış olun. Bunun için kullanım miktarını farklı günlerde önceden test ederek size en uygun ortam kokusu reçetesini oluşturun. Eğer sonrasında odada uyunacaksa ortamı havalandırmanızı öneririm.


Yatak odasında ortam kokusu kullanımı hassas bir konudur. Çünkü uyku kalitesi açısından en ideal ortam, özellikle çocuklar için iyi havalandırılmış olandır. Ferah bir atmosfer uykuya geçişi kolaylaştırabilir. Belki de bu yüzden, uyku esnasında oksijenin önemi nedeniyle, geceleri bile oksijen üretmeye devam eden Peygamber Kılıcı (Yılan Çiçeği) yatak odaları için önerilen nadir bitkilerdendir. Ancak bizzat deneyerek bir kokunun uykunuzu getirdiğini tespit etmiş olsanız bile, vücudun dinlenme anında sürekli kokuya maruz kalmasının etkileri kişiden kişiye değişebilir. Bu riski göz önünde bulundurmanızı ve konuyu bir doktora danışmanızı tavsiye ederim.


Bazı hediyeler, alıcısı tarafından kullanılma imkânı bulamayabilir. Örneğin; dekoratif bir obje, kravat veya fular; kişinin zevkiyle ya da evinin genel düzeniyle örtüşmeyebilir. Şekerli ve unlu ikramlar, diyet yapan ya da sağlık hassasiyeti olanlar için riskli birer seçenektir. Kitap hediye ettiğinizde daha önce okunmuş olma, cüzdan gibi dayanıklı eşyalarda ise halihazırda sahip olunduğu için ihtiyaç fazlası kalma ihtimali her zaman vardır.


Ancak ortam kokusu farklıdır; banyosundaki veya salonundaki koku bittiğinde, hediyeniz mutlaka kullanım sırasını alır. Buradaki kritik nokta, kokunun tüketilebilir olmasıdır. Bu özellik koku hafızasıyla birleştiğinde, ortam kokusu muazzam bir memnuniyet aracına dönüşür.


Üstelik ortam kokusu; bir evin, arabanın veya ofisin genellikle en son tamamlanan zarif detayıdır. Daha acil gereksinimler, ortam kokusunun önüne geçer. Ayrıca tasarruf tedbirleri alındığında ilk vazgeçilen kalemdir. Bu yüzden kişiler, kendileri için bu harcamayı yapmayı genellikle ertelerler; dolayısıyla ortam kokusunun hediye olarak gelmesi gayet cazip karşılanır. Maddi kaygısı olmayan kişi veya işletmelerin dahi henüz kokulandırmadıkları farklı alanları için değerlendirilme imkânı bulur.


Önümüzdeki dönemde sadece bireylerin değil, işletmelerin de müşterilerine yukarıdaki sebeplerden dolayı ortam kokusu hediye etme davranışının artacağını düşünüyorum. Örneğin bir klinik, kendi kokusunu hastasına hediye ettiğinde, o kişinin en mahrem alanı olan evinde de hatırlanma şansını yakalar. Dolayısıyla koku hediye etmek, firmalar için muazzam ve sürdürülebilir bir reklam stratejisine dönüşecektir.


Ancak sırf hediye vermek için seçilen kalitesiz bir ürün, prestijiniz açısından risklidir. Çünkü bu sefer koku hafızası negatif yönde çalışacaktır. Bu özensiz yaklaşımı, ucuz kokan daha pahalıya mal olur sözü net şekilde özetler.


İhtişamlı ambalaj ve süslü söylemlere dikkat edin; çünkü bunlar ürünü kolay satmak veya olduğundan pahalı göstermek için tasarlanmış olabilir. Önemli olan kokunun kendisidir. Önceliğiniz ürünün dış görünüşü değil, içeriği olmalıdır. Hediye alacağınız kişinin hangi koku ailesinden hoşlandığını önceden araştırın. Sürpriz olacaksa, tercih ettiğiniz markanın denenmiş ürünlerde iade veya değişim imkânı sunup sunmadığını mutlaka sorun.

KOK!

ÇİFTLER VE HEDİYE KOKU

Kozmetik ürünlerin olmadığı ve koku duyusunun hayati önem taşıdığı dönemleri hayal edersek, aldatmanın gizli kalmasının oldukça zor olduğunu düşünüyorum. Çünkü o dönemde eşler arasında doğal kokuya dayalı, saf ve güçlü bir bağ mevcuttu. Başka biriyle birliktelik yaşayan kişinin teninde, o yabancının da kimyasal sinyalleri bulunacağı için bu durumun partneri tarafından anında fark edileceğini düşünüyorum. Sonuçta cinselliğin de kendine özgü bir kokusu vardır.


Partnerinizin ten kokusundan hoşlanmıyorsanız, ortam kokusunun bu durumu perdelemesi ilişki adına kurtarıcı bir rol üstlenebilir. Ancak burada bilimsel bir şerh düşmek gerekir: Genetik olarak en uyumlu eşlerin, birbirlerinin doğal ten kokusunu çekici buldukları bilinmektedir. Dolayısıyla ten uyumsuzluğunu sürekli maskelemek zorunda kalmak, çocuk sahibi olmak isteyenler için biyolojik açıdan dikkate alınması gereken bir sinyal olabilir.


Çiftlerin birbirlerine ortam kokusu hediye etmesi, yatak odasının havasını değiştirerek ilişkideki yakınlaşmayı olumlu etkileyebilir. Rahatsız edici kokuların giderilmesi; ortamın, dolayısıyla partnerinizin daha çekici algılanmasını destekleyebilir. Her ne kadar binlerce yıl önceki gibi eşlerimizi sadece kokularına göre seçmiyor olsak da bu durum kokunun doğamızdaki belirleyici rolünü değiştirmez; istenmeyen koku, hâlâ güçlü bir uzaklaşma sebebidir.


Uygulamada dikkat edilmesi gereken hassas bir denge vardır: Aşırı sıcaklık, ses veya ışığın rahatsızlık vermesi gibi, ortam kokusunun fazla kullanımı da duyusal konforu bozabilir. Koku zevki ve eşikleri kişisel olduğu için iki tarafın da beğeneceği çeşidi ve yoğunluğu ayarlamak zaman alabilir. Bu nedenle seçime mutlaka birlikte karar verilmelidir. Eğer ortak bir koku bulamıyorsanız, karşılıklı beğendiklerinizi farklı oranlarda karıştırarak deneyin; aynı markanın farklı çeşitleri birbiriyle arzuladığınız uyumu sağlayabilir.


Bu yöntemle, başkalarının tavsiyelerine değil, tamamen kendi tepkilerinize dayalı neredeyse size özel bir afrodizyak koku yaratmış olursunuz. Tekrar dile getirdiğim gibi koku zevki kişiseldir; bu konuda en doğru kararı başkası değil, ancak siz deneyimleyerek verebilirsiniz.


Birlikte seçilen bu kokunun yalnızca yakınlaşma anlarında kullanılması, zihinde bir şartlanma yaratarak duyusal etkiyi güçlendirebilir. Bu büyüyü bozmamak adına, ilgili kokuyu evdeki yemek kokusu gibi gündelik sorunları çözmek için kullanmaktan kaçının. O özel anları hatırlamak istediğinizde, hafızanızı tetiklemek için bu kokudan faydalanabilirsiniz. Ayrıca kokuyu, daha önce önerdiğim yöntemle; kıyafetlerin, leke kalsa dahi görünmeyecek yerlerine sürüp kuruduktan sonra giyerek üzerinizde de taşıyabilirsiniz.


Seçtiğiniz kokuları yatak odasına girmeden yaklaşık yarım saat önce uygulayın; yani ortamı siz içeri girmeden önce hazırlamış olun. Bunun için kullanım miktarını farklı günlerde önceden test ederek size en uygun ortam kokusu reçetesini oluşturun. Eğer sonrasında odada uyunacaksa ortamı havalandırmanızı öneririm.


Yatak odasında ortam kokusu kullanımı hassas bir konudur. Çünkü uyku kalitesi açısından en ideal ortam, özellikle çocuklar için iyi havalandırılmış olandır. Ferah bir atmosfer uykuya geçişi kolaylaştırabilir. Belki de bu yüzden, uyku esnasında oksijenin önemi nedeniyle, geceleri bile oksijen üretmeye devam eden Peygamber Kılıcı (Yılan Çiçeği) yatak odaları için önerilen nadir bitkilerdendir. Ancak bizzat deneyerek bir kokunun uykunuzu getirdiğini tespit etmiş olsanız bile, vücudun dinlenme anında sürekli kokuya maruz kalmasının etkileri kişiden kişiye değişebilir. Bu riski göz önünde bulundurmanızı ve konuyu bir doktora danışmanızı tavsiye ederim.


Bazı hediyeler, alıcısı tarafından kullanılma imkânı bulamayabilir. Örneğin; dekoratif bir obje, kravat veya fular; kişinin zevkiyle ya da evinin genel düzeniyle örtüşmeyebilir. Şekerli ve unlu ikramlar, diyet yapan ya da sağlık hassasiyeti olanlar için riskli birer seçenektir. Kitap hediye ettiğinizde daha önce okunmuş olma, cüzdan gibi dayanıklı eşyalarda ise halihazırda sahip olunduğu için ihtiyaç fazlası kalma ihtimali her zaman vardır.


Ancak ortam kokusu farklıdır; banyosundaki veya salonundaki koku bittiğinde, hediyeniz mutlaka kullanım sırasını alır. Buradaki kritik nokta, kokunun tüketilebilir olmasıdır. Bu özellik koku hafızasıyla birleştiğinde, ortam kokusu muazzam bir memnuniyet aracına dönüşür.


Üstelik ortam kokusu; bir evin, arabanın veya ofisin genellikle en son tamamlanan zarif detayıdır. Daha acil gereksinimler, ortam kokusunun önüne geçer. Ayrıca tasarruf tedbirleri alındığında ilk vazgeçilen kalemdir. Bu yüzden kişiler, kendileri için bu harcamayı yapmayı genellikle ertelerler; dolayısıyla ortam kokusunun hediye olarak gelmesi gayet cazip karşılanır. Maddi kaygısı olmayan kişi veya işletmelerin dahi henüz kokulandırmadıkları farklı alanları için değerlendirilme imkânı bulur.


Önümüzdeki dönemde sadece bireylerin değil, işletmelerin de müşterilerine yukarıdaki sebeplerden dolayı ortam kokusu hediye etme davranışının artacağını düşünüyorum. Örneğin bir klinik, kendi kokusunu hastasına hediye ettiğinde, o kişinin en mahrem alanı olan evinde de hatırlanma şansını yakalar. Dolayısıyla koku hediye etmek, firmalar için muazzam ve sürdürülebilir bir reklam stratejisine dönüşecektir.


Ancak sırf hediye vermek için seçilen kalitesiz bir ürün, prestijiniz açısından risklidir. Çünkü bu sefer koku hafızası negatif yönde çalışacaktır. Bu özensiz yaklaşımı, ucuz kokan daha pahalıya mal olur sözü net şekilde özetler.


İhtişamlı ambalaj ve süslü söylemlere dikkat edin; çünkü bunlar ürünü kolay satmak veya olduğundan pahalı göstermek için tasarlanmış olabilir. Önemli olan kokunun kendisidir. Önceliğiniz ürünün dış görünüşü değil, içeriği olmalıdır. Hediye alacağınız kişinin hangi koku ailesinden hoşlandığını önceden araştırın. Sürpriz olacaksa, tercih ettiğiniz markanın denenmiş ürünlerde iade veya değişim imkânı sunup sunmadığını mutlaka sorun.

KOK!

Siteden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak, çerez politikasını kabul etmiş sayılırsınız.

Kabul