AFORİZMALARIM
“Zaman ve alan yaratmaya
adanmam gerektiğini idrak ettiren
uzun ve yalnız yürüyüşlerime…”
Aforizmalar Hakkında:
Plastik sanatlarla uğraşan kişilerin aynı obje veya konuyu farklı şekillerde tasarlayıp aktarmaları, estetik anlayışlarının bir yansımasıdır. Örneğin, aynı temayı resmedenlerin eserleri bir diğerininkiyle aynı duyguyu vermez, tatları bambaşkadır.
Yazarken de olayı birlikte yaşayanların çeşitli sonuçlar çıkarıp anlatması doğaldır. Ayrı bakış açılarıyla algılamanın yanı sıra, stilde de çeşitlilikler olabilir. Bir vakayı sayfalarca anlatabileceğiniz gibi, tek bir satırla da açıklayabilirsiniz.
Aforizmalarım ne tartışılmaz ne de temelsizdir. Şahit olduğum karmaşık veya son derece sıradan bir olayı yahut ürettiğim bir düşünceyi daha önce hiç söylenmemiş ve basit bir dille kelimelere dökme çabasındayım
Aforizmalarımda “uzay” ve “mekân” yerine “alan” kelimesini tercih ediyorum; çünkü “mekân” daha çok kapalı bir yeri, “uzay” ise dünyadan kopuk bir boşluğu çağrıştırıyor. “Alan” ise bu kavramların tümünü daha sade ve kapsayıcı bir biçimde ifade ediyor, diye düşünüyorum.
1. Doğarken masum, büyürken tanık, yıllar ilerledikçe savcı, yaşlanırken hâkim ve ölürken de birazcık suçluyuzdur.
2. Zaman ve alan olmasaydı, bir rüyada olduğumuzu hemen fark ederdik…
3. Manidardır, fAZLA kelimesinin içinde “AZLA” yazması.
4. Hayal ettiğini almak zenginlikse, tutsak edenleri bırakmak servettir.
5. Zaman ve alan faturası, yaşam ve özgürlükle ödenir. Hesap hiç kapanmaz…
6. İlişkilerin anahtarı, sEvMEK kelimesinin içinde gizlidir.
7. O kadar fakirdi ki, zenginliği sadece para sandı. Vazgeçtikleriyle daha da sefilleşti…
8. Zaman paraysa, hız servettir.
9. Cahili cahil yapan, bilgisizliği değil, bilgisidir.
10. Marka büyür, ulaşılır; insan küçülür, ulaşılmaz.
11. Uzak gelecekte, tarihi sınıflandırmak için “İnternetten Önce ve Sonra” kelimeleri kullanılacak.
12. En geçerli IQ testi alışkanlıklardır.
13. Tek başına kaldığında, hayat terk edenleri değil seni sorgular.
14. Zaman ilaca benzer, yanlış kullanılırsa her ânı acı verir.
15. Dürüstlük zekânın en uzun vadeli göstergesidir.
15. Dürüstlük zekânın en uzun vadeli göstergesidir.
16. Hayatını değiştirecek bir cümle ile hâlâ karşılaşmadıysan, henüz hiçbir şey okumamışsındır.
17. Zaman ve alan birdir, hep ayrı anılır.
18. b’AŞK’a zaman gerekmez.
19. Sürekli yıprattığın halde değerini arttırdığın tek şey hayatındır.
20. Kısa zamanda zengin olmak çok uzun sürer.
21. “Özür, lütfen ve teşekkür” kelimelerini kibarlardan çok, akıllılar kullanır.
22. Değerlerini para ile değiştirme, zengin olunca iade etmezler.
23. Paran varsa başlayacaklarına, yoksa sonlandıracaklarına karar ver.
24. Hırs, tutku; sahtekârlık, zekâ; kabalık, güç; taklit, yaratıcılık; para ise kalite sanılmış.
25. Doğanın çıkmayan tek lekesi insandır.
26. Zaman her şeye kâfi olsa da insanı adamakıllı tanımaya yetmez.
27. Çözüm için olsa bile, rahatlıkla yalan söyleyebilmek tehlikeli bir özelliktir.
28. Her şeyi tükettik, elimizde sadece nefret kaldı.
29. İnsanoğlu zamanın kıymetini bilmese de, tüm canlılarınki ona bağlıdır.
30. Modern avamlık, sosyal medyada göstermeyle ölçülür.
31. Varlığı yalnızlıktan beter olmasın.
32. Kumardan en çok kazanan, en erken kurtulandır.
33. Sığ insanlar hep boğar; derin sanıp sarılma.
34. Hayat okulunda yalnızlık bir öğretmen, alışkanlıklar ise en zor derstir.
35. Bugünün huzuru, yarının işini dünden bitirendedir.
36. Binlerce yıldır tüm kültürlerin en güçlü kelimesi olan “paylaş", artık sosyal medyada hepimizin maskarası.
37. Yaşamın rengi gridir; fakat futbol ve basketbol takımları neredeyse hiç gri giymez.
38. İşini hakkıyla yapan “kolay” ve “çok” kelimelerini nadiren aynı cümlede kullanır.
39. Koku en etkili aksesuardır.
40. Hep yanımızdaydı. Kimseyi doyuramadı. Zavallıyı sıktık, attık. Bizi affet Limon…
41. Keşke zaman geçtikçe biraz daha tecrübesizleşsek.
42. Biz o dili unutsak da koku, tüm canlıların ana dilidir.
43. Öyle var ol ki hayallerin bile peşinden koşsun!
44. Geçmiş acımasızca geleceği hırpalıyor, bugün ise çaresizce izliyor.
45. En popüler iki yalan: “Herkes yapıyor” ve “Hiç kimse yapmıyor”.
46. Doğrunun dokunuşu mu? Yanlışın terki mi daha büyük şanstır?
47. Kader sürekli mülakat yapar.
48. Anne kokusu alamaması, bebeği açlıktan daha çok ağlatır.
49. Küçük insanlar hep büyük görünmeye, büyükler ise onlara hiç görünmemeye çabalar.
50. Zengin olduysan işini, fakir kaldıysan tatilini ertele.
51. Dost, rahatlıkla borç para isteyeceğin değil, düşünmeden vereceğindir.
52. Ezber ve geçmişle var olmaya çalışmak nafile…
53. Mutlu çocuk yetiştirmek, paradan çok, zaman ister.
54. Dostluk sözle, sağlık yemekle ve servet alışkanlıkla biter.
55. Artık düşünüyorsan değil, düşünemediğinle varsın.
56. Ertelenenlerin bedelini gerçekleştirilenler öder.
57. Sorular niyeti, cevaplar samimiyeti gösterir.
58. Düştün her masaya… Ne asaletin kaldı ne uğruna savaşan. Hey gidi Karabiber…
59. Kazandığın değil, harcamadığın zengin eder.
60. Para, mutlu çiftleri kıskanır.
61. Doğa acımasızdır. Güçlüyü av, güçsüzü avcı yapmaz.
62. Reddedilmenin değeri yıllar sonra ortaya çıkar.
63. Dinliyor gözükmek de yalancılıktır.
64. Büyük bir şans hemen anlaşılmayacak kadar küçüktür.
65. Ekranlar saate rakiptir; uyandırmaz derin uyutur.
66. Hastaya ilk ziyaret görevden, sonrakiler sevgidendir.
67. Hayat, şikâyet edecek kadar uzun, vazgeçecek kadar kısa değil.
68. Yanlış yer, yeni hayallerin başladığı doğru zamandır.
69. Dostluk kurmak, kumar oynamaya benzer. Nadir kazanıp, kolay kaybedersin.
70. Yaşamın amacı tartışılır fakat ne olmadığı kesindir.
71. Mesleğe sadakat, parayı aldatmakla başlar.
72. Yalnızlık sıkı dosttur, ölene dek terk etmez.
73. Bitkiler ve hayvanlar, günün birinde dile gelip de insanoğluna seslenecek olsalardı, ilk sözleri “Yapmayın!” olurdu.
74. “Meşhur” ve “tarihi” ne kadar çok “yeni” işletme var…
75. Çocuğun öfkesi, yetişkinin gülümsemesinden kısadır.
76. Hayvanlara eziyet, hayvanat bahçesini ziyaretle başlar.
77. Geçmiş özlemini sadece başarı bitirir.
78. “Demiştim” demenin, kavgayı büyütmekten başka bir etkisi yoktur.
79. Güçsüz değil, hazırlıksız kaybeder.
80. Tarih serveti değil, değeri yazar.
81. En ikna edici yalanları fotoğraflara söyletirler.
82. Ziyaretçi ilk önce misafirperverliğinizi değil, kokunuzu fark eder.
83. Güzel tesadüfler, umulmaz anlara muhtaçtır.
84. Alışkanlıklar basamaklara benzer. Zirveye de çıkartır, yere de serer.
85. Büyük hataların arkasında, geçmiş başarıların gereksiz güveni yatar.
86. Atasözü, yabancı bir ülkeden ithal edilebilecek en kıymetli üründür.
87. Hiçbir şey yapmamak için elimizden gelen her şeyi yaptık.
88. Nefreti üzüntü besler.
89. Güçlünün haklı olmasına gerek yoktur fakat haklının güce ihtiyacı vardır.
90. Yalnız doğar ve ölürüz, arada yaşananlarsa sadece romantizmdir.
91. Mükemmel, yalnızlıkla evlidir.
92. Dostlar çok yavaş, rakipler ise hemen birlik olur.
93. Ayna cesurdur, kolayca kırılacağını bildiği halde gene de doğruyu söyler.
94. Ego zevksizdir.
95. Hayvanat bahçesi, suçsuz canlıların yargılanmadan tutsak edildiği bir hapishanedir.
96. İyilikler çok nadir, ihmaller ise sürekli hatırlanır.
97. Başkalarının gerçekleriyle, hayat ancak bu kadar gerçekleşir.
98. Aşk ve nefretin ortak noktası tutkudur.
99. Karşındakinin küçük düşmesi hoşuna gidiyorsa, sen zaten yerdesindir.
100. Gereksizden kurtulmak, önemliyi saklamaktan daha çok tecrübe ister.
101. Pişman eden tekrarlarsa, ilk tepkini değiştir.
102. Gösteriş, ruh fakirliğinin aynasıdır.
103. Kalite alışveriş yaparken değil, tartışırken ortaya çıkar.
104. Komşuluk, hiç selam beklemeden vereceğin ilk selamla başlar.
105. Aşk’ın tarifinden acı çıkartılırsa, tatsız tuzsuz bir şey olur.
106. Düşünceler, dans etmeye ve poz vermeye engeldir.
107. Keşke “olumlu cevaplar” da “olumsuz cevaplar” gibi çabuk verilse.
108. Kısa yazarsan çok okunur, uzun söylersen az dinlenir.
109. Doktorun bugün söyleyeceği hiçbir şey geciktiğinde duyacaklarından daha kötü değildir.
110. Tüm güzel anılarım çoktan bayatladı, yalnızlığım ise hâlâ taptaze.
111. Önce çevren alışkanlıklarını, sonra alışkanlıkların çevreni belirler.
112. Hemen sevme ve affetme kararı, sadece çocukların verebileceği kadar zordur.
113. Taraf tutmak, dürüste de yalan söyletir.
114. Yıllarca hiç yalnızlık çekmememin sebebi, herkesi dost zannetmemmiş.
115. Dinleyecek sabır yoksa, eleştirecek acele de olmasın.
116. Aşk aranıp da bulunabilecek bir şey değil, elden gelen sadece saklanmamak.
117. Yokluğu her an acı verenin, varlığı da keşke hep mutlu etse.
118. Eğlenmek her geçen gün sıkıcılaşıyor.
119. Güzel tesadüfler, umulmaz anlara muhtaçtır.
120. İsimler, ispatlar ve alışkanlıklar, oluş çabasının en zeki düşmanlarıdır.
121. Keşke tutkular da alışkanlıklar gibi bulaşıcı olsa…
122. Yalnızlığın sancısı korkudan mı, sıkıntıdan mı?
123. Artık elbiseleri yollar değil, fotoğraflar eskitiyor.
124. Sıradan olan o değil, onu zorunlu kılanlardır.
125. Mutluluk, gereksizlerin esiridir.
126. Dostu dahi kalmamış birinin hâlâ aşkı araması manidardır.
AFORİZMALARIM
“Zaman ve alan yaratmaya
adanmam gerektiğini idrak ettiren
uzun ve yalnız yürüyüşlerime…”
Aforizmalar Hakkında:
Plastik sanatlarla uğraşan kişilerin aynı obje veya konuyu farklı şekillerde tasarlayıp aktarmaları, estetik anlayışlarının bir yansımasıdır. Örneğin, aynı temayı resmedenlerin eserleri bir diğerininkiyle aynı duyguyu vermez, tatları bambaşkadır.
Yazarken de olayı birlikte yaşayanların çeşitli sonuçlar çıkarıp anlatması doğaldır. Ayrı bakış açılarıyla algılamanın yanı sıra, stilde de çeşitlilikler olabilir. Bir vakayı sayfalarca anlatabileceğiniz gibi, tek bir satırla da açıklayabilirsiniz.
Aforizmalarım ne tartışılmaz ne de temelsizdir. Şahit olduğum karmaşık veya son derece sıradan bir olayı yahut ürettiğim bir düşünceyi daha önce hiç söylenmemiş ve basit bir dille kelimelere dökme çabasındayım
Aforizmalarımda “uzay” ve “mekân” yerine “alan” kelimesini tercih ediyorum; çünkü “mekân” daha çok kapalı bir yeri, “uzay” ise dünyadan kopuk bir boşluğu çağrıştırıyor. “Alan” ise bu kavramların tümünü daha sade ve kapsayıcı bir biçimde ifade ediyor, diye düşünüyorum.
1. Doğarken masum, büyürken tanık, yıllar ilerledikçe savcı, yaşlanırken hâkim ve ölürken de birazcık suçluyuzdur.
2. Zaman ve alan olmasaydı, bir rüyada olduğumuzu hemen fark ederdik…
3. Manidardır, fAZLA kelimesinin içinde “AZLA” yazması.
4. Hayal ettiğini almak zenginlikse, tutsak edenleri bırakmak servettir.
5. Zaman ve alan faturası, yaşam ve özgürlükle ödenir. Hesap hiç kapanmaz…
6. İlişkilerin anahtarı, sEvMEK kelimesinin içinde gizlidir.
7. O kadar fakirdi ki, zenginliği sadece para sandı. Vazgeçtikleriyle daha da sefilleşti…
8. Zaman paraysa, hız servettir.
9. Cahili cahil yapan, bilgisizliği değil, bilgisidir.
10. Marka büyür, ulaşılır; insan küçülür, ulaşılmaz.
11. Uzak gelecekte, tarihi sınıflandırmak için “İnternetten Önce ve Sonra” kelimeleri kullanılacak.
12. En geçerli IQ testi alışkanlıklardır.
13. Tek başına kaldığında, hayat terk edenleri değil seni sorgular.
14. Zaman ilaca benzer, yanlış kullanılırsa her ânı acı verir.
15. Dürüstlük zekânın en uzun vadeli göstergesidir.
15. Dürüstlük zekânın en uzun vadeli göstergesidir.
16. Hayatını değiştirecek bir cümle ile hâlâ karşılaşmadıysan, henüz hiçbir şey okumamışsındır.
17. Zaman ve alan birdir, hep ayrı anılır.
18. b’AŞK’a zaman gerekmez.
19. Sürekli yıprattığın halde değerini arttırdığın tek şey hayatındır.
20. Kısa zamanda zengin olmak çok uzun sürer.
21. “Özür, lütfen ve teşekkür” kelimelerini kibarlardan çok, akıllılar kullanır.
22. Değerlerini para ile değiştirme, zengin olunca iade etmezler.
23. Paran varsa başlayacaklarına, yoksa sonlandıracaklarına karar ver.
24. Hırs, tutku; sahtekârlık, zekâ; kabalık, güç; taklit, yaratıcılık; para ise kalite sanılmış.
25. Doğanın çıkmayan tek lekesi insandır.
26. Zaman her şeye kâfi olsa da insanı adamakıllı tanımaya yetmez.
27. Çözüm için olsa bile, rahatlıkla yalan söyleyebilmek tehlikeli bir özelliktir.
28. Her şeyi tükettik, elimizde sadece nefret kaldı.
29. İnsanoğlu zamanın kıymetini bilmese de, tüm canlılarınki ona bağlıdır.
30. Modern avamlık, sosyal medyada göstermeyle ölçülür.
31. Varlığı yalnızlıktan beter olmasın.
32. Kumardan en çok kazanan, en erken kurtulandır.
33. Sığ insanlar hep boğar; derin sanıp sarılma.
34. Hayat okulunda yalnızlık bir öğretmen, alışkanlıklar ise en zor derstir.
35. Bugünün huzuru, yarının işini dünden bitirendedir.
36. Binlerce yıldır tüm kültürlerin en güçlü kelimesi olan “paylaş", artık sosyal medyada hepimizin maskarası.
37. Yaşamın rengi gridir; fakat futbol ve basketbol takımları neredeyse hiç gri giymez.
38. İşini hakkıyla yapan “kolay” ve “çok” kelimelerini nadiren aynı cümlede kullanır.
39. Koku en etkili aksesuardır.
40. Hep yanımızdaydı. Kimseyi doyuramadı. Zavallıyı sıktık, attık. Bizi affet Limon…
41. Keşke zaman geçtikçe biraz daha tecrübesizleşsek.
42. Biz o dili unutsak da koku, tüm canlıların ana dilidir.
43. Öyle var ol ki hayallerin bile peşinden koşsun!
44. Geçmiş acımasızca geleceği hırpalıyor, bugün ise çaresizce izliyor.
45. En popüler iki yalan: “Herkes yapıyor” ve “Hiç kimse yapmıyor”.
46. Doğrunun dokunuşu mu? Yanlışın terki mi daha büyük şanstır?
47. Kader sürekli mülakat yapar.
48. Anne kokusu alamaması, bebeği açlıktan daha çok ağlatır.
49. Küçük insanlar hep büyük görünmeye, büyükler ise onlara hiç görünmemeye çabalar.
50. Zengin olduysan işini, fakir kaldıysan tatilini ertele.
51. Dost, rahatlıkla borç para isteyeceğin değil, düşünmeden vereceğindir.
52. Ezber ve geçmişle var olmaya çalışmak nafile…
53. Mutlu çocuk yetiştirmek, paradan çok, zaman ister.
54. Dostluk sözle, sağlık yemekle ve servet alışkanlıkla biter.
55. Artık düşünüyorsan değil, düşünemediğinle varsın.
56. Ertelenenlerin bedelini gerçekleştirilenler öder.
57. Sorular niyeti, cevaplar samimiyeti gösterir.
58. Düştün her masaya… Ne asaletin kaldı ne uğruna savaşan. Hey gidi Karabiber…
59. Kazandığın değil, harcamadığın zengin eder.
60. Para, mutlu çiftleri kıskanır.
61. Doğa acımasızdır. Güçlüyü av, güçsüzü avcı yapmaz.
62. Reddedilmenin değeri yıllar sonra ortaya çıkar.
63. Dinliyor gözükmek de yalancılıktır.
64. Büyük bir şans hemen anlaşılmayacak kadar küçüktür.
65. Ekranlar saate rakiptir; uyandırmaz derin uyutur.
66. Hastaya ilk ziyaret görevden, sonrakiler sevgidendir.
67. Hayat, şikâyet edecek kadar uzun, vazgeçecek kadar kısa değil.
68. Yanlış yer, yeni hayallerin başladığı doğru zamandır.
69. Dostluk kurmak, kumar oynamaya benzer. Nadir kazanıp, kolay kaybedersin.
70. Yaşamın amacı tartışılır fakat ne olmadığı kesindir.
71. Mesleğe sadakat, parayı aldatmakla başlar.
72. Yalnızlık sıkı dosttur, ölene dek terk etmez.
73. Bitkiler ve hayvanlar, günün birinde dile gelip de insanoğluna seslenecek olsalardı, ilk sözleri “Yapmayın!” olurdu.
74. “Meşhur” ve “tarihi” ne kadar çok “yeni” işletme var…
75. Çocuğun öfkesi, yetişkinin gülümsemesinden kısadır.
76. Hayvanlara eziyet, hayvanat bahçesini ziyaretle başlar.
77. Geçmiş özlemini sadece başarı bitirir.
78. “Demiştim” demenin, kavgayı büyütmekten başka bir etkisi yoktur.
79. Güçsüz değil, hazırlıksız kaybeder.
80. Tarih serveti değil, değeri yazar.
81. En ikna edici yalanları fotoğraflara söyletirler.
82. Ziyaretçi ilk önce misafirperverliğinizi değil, kokunuzu fark eder.
83. Güzel tesadüfler, umulmaz anlara muhtaçtır.
84. Alışkanlıklar basamaklara benzer. Zirveye de çıkartır, yere de serer.
85. Büyük hataların arkasında, geçmiş başarıların gereksiz güveni yatar.
86. Atasözü, yabancı bir ülkeden ithal edilebilecek en kıymetli üründür.
87. Hiçbir şey yapmamak için elimizden gelen her şeyi yaptık.
88. Nefreti üzüntü besler.
89. Güçlünün haklı olmasına gerek yoktur fakat haklının güce ihtiyacı vardır.
90. Yalnız doğar ve ölürüz, arada yaşananlarsa sadece romantizmdir.
91. Mükemmel, yalnızlıkla evlidir.
92. Dostlar çok yavaş, rakipler ise hemen birlik olur.
93. Ayna cesurdur, kolayca kırılacağını bildiği halde gene de doğruyu söyler.
94. Ego zevksizdir.
95. Hayvanat bahçesi, suçsuz canlıların yargılanmadan tutsak edildiği bir hapishanedir.
96. İyilikler çok nadir, ihmaller ise sürekli hatırlanır.
97. Başkalarının gerçekleriyle, hayat ancak bu kadar gerçekleşir.
98. Aşk ve nefretin ortak noktası tutkudur.
99. Karşındakinin küçük düşmesi hoşuna gidiyorsa, sen zaten yerdesindir.
100. Gereksizden kurtulmak, önemliyi saklamaktan daha çok tecrübe ister.
101. Pişman eden tekrarlarsa, ilk tepkini değiştir.
102. Gösteriş, ruh fakirliğinin aynasıdır.
103. Kalite alışveriş yaparken değil, tartışırken ortaya çıkar.
104. Komşuluk, hiç selam beklemeden vereceğin ilk selamla başlar.
105. Aşk’ın tarifinden acı çıkartılırsa, tatsız tuzsuz bir şey olur.
106. Düşünceler, dans etmeye ve poz vermeye engeldir.
107. Keşke “olumlu cevaplar” da “olumsuz cevaplar” gibi çabuk verilse.
108. Kısa yazarsan çok okunur, uzun söylersen az dinlenir.
109. Doktorun bugün söyleyeceği hiçbir şey geciktiğinde duyacaklarından daha kötü değildir.
110. Tüm güzel anılarım çoktan bayatladı, yalnızlığım ise hâlâ taptaze.
111. Önce çevren alışkanlıklarını, sonra alışkanlıkların çevreni belirler.
112. Hemen sevme ve affetme kararı, sadece çocukların verebileceği kadar zordur.
113. Taraf tutmak, dürüste de yalan söyletir.
114. Yıllarca hiç yalnızlık çekmememin sebebi, herkesi dost zannetmemmiş.
115. Dinleyecek sabır yoksa, eleştirecek acele de olmasın.
116. Aşk aranıp da bulunabilecek bir şey değil, elden gelen sadece saklanmamak.
117. Yokluğu her an acı verenin, varlığı da keşke hep mutlu etse.
118. Eğlenmek her geçen gün sıkıcılaşıyor.
119. Güzel tesadüfler, umulmaz anlara muhtaçtır.
120. İsimler, ispatlar ve alışkanlıklar, oluş çabasının en zeki düşmanlarıdır.
121. Keşke tutkular da alışkanlıklar gibi bulaşıcı olsa…
122. Yalnızlığın sancısı korkudan mı, sıkıntıdan mı?
123. Artık elbiseleri yollar değil, fotoğraflar eskitiyor.
124. Sıradan olan o değil, onu zorunlu kılanlardır.
125. Mutluluk, gereksizlerin esiridir.
126. Dostu dahi kalmamış birinin hâlâ aşkı araması manidardır.