M. CEM TEMUROĞLU AFORİZMALARI



 

Hayatını değiştirmiş bir cümle ile hâlâ karşılaşmadıysan, henüz hiçbir şey okumamışsındır.

VARLIK TELAŞI
1. Artık düşündüğünde değil, düşünmemeyi seçtiğinde varsın.

2. İsimler, ispatlar ve alışkanlıklar, olamama sinyalleridir.

3. Binlerce yıldır kılıktan kılığa girdik, hâlâ olamadık.

4. Dönüş bileti gelecektedir.

5. Sürekli yıprattığın halde değerini arttırdığın tek şey hayatındır.

6. Yaşamın amacı tartışılır fakat ne olmadığı kesindir.

7. Sonuç yerdeyse, araçlar göklerdedir.

8. Ezber ve geçmişle var olmaya çalışmak nafile…


BİLGİ SUÇU
1. Cahili cahil yapan, bilgisizliği değil, bilgisidir.

2. Bilgi sadece okumak ve izlemekten geçiyorsa; bizi biz yapanlar, buna inandıranlardır.

3. Doğruyu atmak bilgi, hepsini saklamak korku.

4. Ekonominin dostu bilgi, düşmanı irade. Bilgi iradenin düşmanıdır.

STATÜ EKSTRESİ
1. Patatesin, üzümün veya herhangi bir bitkinin mayalanarak ya da damıtılarak tüketilmesini statü göstergesi saymak, cehalet ve fakirliktir.

2. Statü varoluş sancısının ilacıdır.

3. Statü coğrafyanı değiştirdiğinde değil, coğrafyayı değiştirdiğinde kazanılır.

4. Bitki ilaçla tanışmamak, ilaç ise bitki seçimini statü zannedenler içindir.  

5. Enstrüman ucuzsa, dinlemek statü kaybı zannedilir.

6. Entelektüellik restoran menüsünü değil, bitkiyi okuyabilmektir.

7. Keçiboynuzu, deve dikeni ve kuşburnu kelimelerindeki sivrilik, doğaya edebi infazdır.



OTOPSİ
1. Mutsuzluk bireyin orijinal eseridir, paha biçilmez.

2. Mutluluk, fazlalıkta esir.

3. Unutamadıklarını, hatırlayamaz hâle geldiysen, kim üzebilir?

4. Estetik, üzüntünün de derdi.

5. Dürüstlük, zekânın tatilidir.

6. Sıradan olan o değil, onu zorunlu kılanlardır. 

7. Doğa profesyoneldir. Güçlüyü av, güçsüzü avcı yapmaz.


TASMA
1. Hayal ettiğini almak zenginlikse, tutsak edenleri bırakmak servettir.

2. Değerlerini para ile değiştirme, zengin olunca iade etmezler.

3. Para ilişkinin en ucuz ihanetidir.

4. Değeri para sanacak kadar sığdı; vazgeçtikleriyle sefilleşti.

5. Mesleğe sadakat, paraya ihanetle başlar.


MERDİVEN ALTI ÜRETİM
1. Gösteriş, ruh fakirliğinin aynasıdır.

2. En ikna edici yalanları fotoğraflara söyletirler.

3. Marka büyür, ulaşılır; insan küçülür, ulaşılmaz. 

4. Gösteriş; zengine asaletini, fakire yoksulluğunu unutturur.

5. Seyahat zengin görevi, fakir rüyasıdır.

6. Karşındakinin küçük düşmesi hoşuna gidiyorsa, sen zaten yerdesindir.


ALGI SİLSİLESİ
1. İnternet, tarihi ikiye ayıran İsa’yı hatırlayacak: İnternetten Önce ve İnternetten Sonra.

2. Gösterilen ve gözükmüyor zannettiğin, aslını görmemen içindir.

3. Kötülüğü savaşan değil, peşinden koşturan tüketir.

4. Ekranlar saatlere rakiptir; uyandırmaz derin uyutur.

5. Aynalar cesurdur, kolayca kırılacakları halde yine de doğruyu söylerler.

6. Binlerce yıldır tüm kültürlerin en önemli kelimesi paylaş, sosyal medyada hepimizin maskarası.

7. Zannettiğin gibi algılanmak, zannettiğin kadar kısa sürmüyor.

8. En popüler iki yalan: “Herkes yapıyor” ve “Hiç kimse yapmıyor”.


HAREKETSİZLİK RİTMİ
1. Aşkın tarifinden acı çıkartılırsa, evcilleşir.

2. Hiçbir şey yapmamak için elimizden gelen her şeyi yaptık.

3. Bırakmak, alışmaktan pahalıdır.

4. Birey seyirci, markalar put.

5. Tutku, bağımlılığın efendisidir.

6. Sıkıntı, yaşam korkusunu ezdi.

7. Alışkanlıklar merdivendir. Zirveden çukura kadar uzanır.


MÜHÜR
1. Yalnız doğar ve ölürüz, arada yaşananlar romantizmdir.

2. Yalnızlığın rengi; korku mu, sıkıntı mı?

3. Tüm güzel anılarım çoktan bayatladı, yalnızlığım ise hâlâ taptaze.

4. İyi mükemmeli, mükemmel sadece yalnızlığı kovalar.

5. Aşk saklı değil, bulamazsın.

6. Tek var olacak kadar güçlüysen, hiç olmak ödülündür.

7. Tek çıktığın yolculuktan, bir dönemezsin.

8. Tek başına kaldığında, hayat terk edenleri değil seni sorgular.


SOYUT MÜLK
1. Zaman x Alan = Yaşam x Özgürlük

2. Zaman ve alan olmasaydı, rüyada olduğumuzu fark ederdik.

3. Yanlış yer, yeni hayallerin başladığı doğru zamandır.

4. Zaman ve alan birdir, ayrı anılır.


O DUYU
1. Biz unutsak da koku, tüm canlıların ana dilidir.

2. Anne kokusu alamaması, bebeği açlıktan daha çok ağlatır.

3. Görmek ve duymak kadar koklamaya da güvenilseydi, yalanlar dünyayı yönetemezdi.

4. Güzel koku tercih sebebi olmayabilir ancak kötüsü ayrılık sebebidir.

5. Ziyaretçi misafirperverliğini değil, önce kokunu fark eder.


ZAMAN AŞIMI
1. Keşke zaman geçtikçe biraz daha tecrübesizleşsek.

2. Geçmiş acımasızca geleceği hırpalıyor, bugün ise çaresizce izliyor.

3. Geçmiş özlemini sadece başarı bitirir. 

4. Erteleme faturası, gerçekleşene kesilir.

5. Reddedilmenin değeri yıllar sonra ortaya çıkar.

6. Zaman her şeye kâfi olsa da insanı adamakıllı tanımaya yetmez.

7. Zaman ilaca benzer, yanlış kullanılırsa her ânı acı verir.


SAHTE İMZA
1. Doğarken masum, büyürken tanık, yıllar ilerledikçe savcı, yaşlanırken hâkim ve ölürken de birazcık suçluyuzdur.

2. Terk edileni belki de evren özgür bırakmıştır.

3. Kader, hayallerin mülakatıdır.

4. Küçük insanlar hep büyük görünmeye, büyükler ise onlara hiç görünmemeye çabalar.


İLETİŞİM DEFOSU
1. Kalite alışveriş yaparken değil, tartışırken ortaya çıkar.

2. Sorular niyeti, cevaplar samimiyeti gösterir.

3. Dinleyecek sabır yoksa, eleştirecek acele de olmasın.


EKONOMİK İLLÜZYON
1. Mutsuzluk, en çok satan bağımlılıktır.

2. Kısa zamanda zengin olmak çok uzun sürer.

3. Zaman paraysa, hız servettir.

4. Tarih serveti değil, değeri yazar.


İPOTEK
1. Hayaller hırsızdır; fazlası ruhtan, azı gelecekten çalar.

2. Hayali gerçekleştirenin şansı, rakibin para rüyasıdır.

3. Büyük hataların arkasında, geçmiş başarıların gereksiz güveni yatar.

4. Düşürenin terki, talihtir. 

5. Öyle var ol ki hayallerin bile peşinden koşsun!


TOPOLOJİK PORTRE
1. Atasözü, yabancı bir ülkeden ithal edilebilecek en kıymetli üründür.

2. Bir semt moda olur, sakinleri yabancı.

3. İstanbul kadar aldatılan şehir var mıdır; çok sevilir ama hep ellere gidilir…

4. Çeşme, Bodrum ve eski İstanbul'un ortak üzüntüsü, seyrek ağaçlı fotoğraflardır.


IŞIKLAR
1. Hemen sevme ve affetme kararı, sadece çocukların verebileceği kadar zordur.

2. Çocuğun öfkesi, yetişkinin gülümsemesinden kısadır.

3. Özgürler özgün, özgünler özgür…

4. Gri; rekabetin değil, sporun rengidir.


ADLİ SİCİL
1. Doğanın çıkmayan tek lekesi insandır.

2. İnsanın doğayla kredili savaşının faturasını tüm canlılar öder.

3. Hayvanlara eziyet, hayvanat bahçesini ziyaretle başlar.

4. Hayvanat bahçesi, suçsuz canlıların yargılanmadan tutsak edildiği bir hapishanedir.

5. İnsanoğlu zamanın kıymetini bilmese de tüm canlılarınki ona bağlıdır.


Zaman ve alan yaratmaya
adanmam gerektiğini idrak ettiren
uzun ve yalnız yürüyüşlerime…
Yıllardır her gün attığım yaklaşık on beş bin adım, şehrin gürültüsüne rağmen dış dünyadan tamamen soyutlandığım sessiz bir inziva alanı açtı. Bu yürüyüşler sırasında dışarıdaki gürültüyü değil, o seslerin arasındaki derin soyut sesleri ve nihayetinde kendi iç sesimi dinlemeyi öğrendim. Bu soyutlanma hali farkındalığımı ve üretkenliğimi artırırken, özellikle zaman ve alan kavramları üzerine derin gözlemler yapmamı ve değer yargılarımı değiştirmemi sağladı. Doğanın ritmiyle birleşen ve hayatıma büyük kıymet katan bu adımlar, düşünce dünyamdaki derinleşmenin ve bu aforizmaların en güçlü dayanağıdır.


Plastik sanatlarla uğraşan kişilerin aynı obje veya konuyu farklı şekillerde tasarlayıp aktarmaları, estetik anlayışlarının bir yansımasıdır. Örneğin, aynı temayı resmedenlerin eserleri bir diğerininkiyle aynı duyguyu vermez, tatları bambaşkadır. Yazarken de olayı birlikte yaşayanların çeşitli sonuçlar çıkarıp anlatması doğaldır. Ayrı bakış açılarıyla algılamanın yanı sıra, stilde de çeşitlilikler olabilir. Bir vakayı sayfalarca anlatabileceğiniz gibi, tek bir satırla da açıklayabilirsiniz. Aforizmalarım ne tartışılmaz ne de temelsizdir. Şahit olduğum karmaşık veya son derece sıradan bir olayı yahut ürettiğim bir düşünceyi daha önce hiç söylenmemiş ve basit bir dille kelimelere dökme çabasındayım.


Aforizmalarımda uzay ve mekân yerine alan kelimesini tercih ediyorum; çünkü mekân daha çok kapalı bir yeri, uzay ise dünyadan kopuk bir boşluğu çağrıştırıyor. Alan ise bu kavramların tümünü daha sade ve kapsayıcı bir biçimde ifade ediyor diye düşünüyorum.


Hayatını değiştirmiş bir cümle ile hâlâ karşılaşmadıysan, henüz hiçbir şey okumamışsındır.
Yukarıdaki aforizmam; Kanada’da yaşadığım kısa dönemde karşıma çıkan ve Keşke Çocukken Okusaydım kitabımın ismine ilham veren aşağıdaki sözün bendeki hatırasıdır:
Bakış Açısı + Çaba = Sonuç

M. Cem Temuroğlu

M. CEM TEMUROĞLU AFORİZMALARI


 

Hayatını değiştirmiş bir cümle ile hâlâ karşılaşmadıysan, henüz hiçbir şey okumamışsındır.

VARLIK TELAŞI
1. Artık düşündüğünde değil, düşünmemeyi seçtiğinde varsın.

2. İsimler, ispatlar ve alışkanlıklar, olamama sinyalleridir.

3. Binlerce yıldır kılıktan kılığa girdik, hâlâ olamadık.

4. Dönüş bileti gelecektedir.

5. Sürekli yıprattığın halde değerini arttırdığın tek şey hayatındır.

6. Yaşamın amacı tartışılır fakat ne olmadığı kesindir.

7. Sonuç yerdeyse, araçlar göklerdedir.

8. Ezber ve geçmişle var olmaya çalışmak nafile…


BİLGİ SUÇU
1. Cahili cahil yapan, bilgisizliği değil, bilgisidir.

2. Bilgi sadece okumak ve izlemekten geçiyorsa; bizi biz yapanlar, buna inandıranlardır.

3. Doğruyu atmak bilgi, hepsini saklamak korku.

4. Ekonominin dostu bilgi, düşmanı irade. Bilgi iradenin düşmanıdır.

STATÜ EKSTRESİ
1. Patatesin, üzümün veya herhangi bir bitkinin mayalanarak ya da damıtılarak tüketilmesini statü göstergesi saymak, cehalet ve fakirliktir.

2. Statü varoluş sancısının ilacıdır.

3. Statü coğrafyanı değiştirdiğinde değil, coğrafyayı değiştirdiğinde kazanılır.

4. Bitki ilaçla tanışmamak, ilaç ise bitki seçimini statü zannedenler içindir.  

5. Enstrüman ucuzsa, dinlemek statü kaybı zannedilir.

6. Entelektüellik restoran menüsünü değil, bitkiyi okuyabilmektir.

7. Keçiboynuzu, deve dikeni ve kuşburnu kelimelerindeki sivrilik, doğaya edebi infazdır.



OTOPSİ
1. Mutsuzluk bireyin orijinal eseridir, paha biçilmez.

2. Mutluluk, fazlalıkta esir.

3. Unutamadıklarını, hatırlayamaz hâle geldiysen, kim üzebilir?

4. Estetik, üzüntünün de derdi.

5. Dürüstlük, zekânın tatilidir.

6. Sıradan olan o değil, onu zorunlu kılanlardır. 

7. Doğa profesyoneldir. Güçlüyü av, güçsüzü avcı yapmaz.


TASMA
1. Hayal ettiğini almak zenginlikse, tutsak edenleri bırakmak servettir.

2. Değerlerini para ile değiştirme, zengin olunca iade etmezler.

3. Para ilişkinin en ucuz ihanetidir.

4. Değeri para sanacak kadar sığdı; vazgeçtikleriyle sefilleşti.

5. Mesleğe sadakat, paraya ihanetle başlar.


MERDİVEN ALTI ÜRETİM
1. Gösteriş, ruh fakirliğinin aynasıdır.

2. En ikna edici yalanları fotoğraflara söyletirler.

3. Marka büyür, ulaşılır; insan küçülür, ulaşılmaz. 

4. Gösteriş; zengine asaletini, fakire yoksulluğunu unutturur.

5. Seyahat zengin görevi, fakir rüyasıdır.

6. Karşındakinin küçük düşmesi hoşuna gidiyorsa, sen zaten yerdesindir.


ALGI SİLSİLESİ
1. İnternet, tarihi ikiye ayıran İsa’yı hatırlayacak: İnternetten Önce ve İnternetten Sonra.

2. Gösterilen ve gözükmüyor zannettiğin, aslını görmemen içindir.

3. Kötülüğü savaşan değil, peşinden koşturan tüketir.

4. Ekranlar saatlere rakiptir; uyandırmaz derin uyutur.

5. Aynalar cesurdur, kolayca kırılacakları halde yine de doğruyu söylerler.

6. Binlerce yıldır tüm kültürlerin en önemli kelimesi paylaş, sosyal medyada hepimizin maskarası.

7. Zannettiğin gibi algılanmak, zannettiğin kadar kısa sürmüyor.

8. En popüler iki yalan: “Herkes yapıyor” ve “Hiç kimse yapmıyor”.


HAREKETSİZLİK RİTMİ
1. Aşkın tarifinden acı çıkartılırsa, evcilleşir.

2. Hiçbir şey yapmamak için elimizden gelen her şeyi yaptık.

3. Bırakmak, alışmaktan pahalıdır.

4. Birey seyirci, markalar put.

5. Tutku, bağımlılığın efendisidir.

6. Sıkıntı, yaşam korkusunu ezdi.

7. Alışkanlıklar merdivendir. Zirveden çukura kadar uzanır.


MÜHÜR
1. Yalnız doğar ve ölürüz, arada yaşananlar romantizmdir.

2. Yalnızlığın rengi; korku mu, sıkıntı mı?

3. Tüm güzel anılarım çoktan bayatladı, yalnızlığım ise hâlâ taptaze.

4. İyi mükemmeli, mükemmel sadece yalnızlığı kovalar.

5. Aşk saklı değil, bulamazsın.

6. Tek var olacak kadar güçlüysen, hiç olmak ödülündür.

7. Tek çıktığın yolculuktan, bir dönemezsin.

8. Tek başına kaldığında, hayat terk edenleri değil seni sorgular.


SOYUT MÜLK
1. Zaman x Alan = Yaşam x Özgürlük

2. Zaman ve alan olmasaydı, rüyada olduğumuzu fark ederdik.

3. Yanlış yer, yeni hayallerin başladığı doğru zamandır.

4. Zaman ve alan birdir, ayrı anılır.


O DUYU
1. Biz unutsak da koku, tüm canlıların ana dilidir.

2. Anne kokusu alamaması, bebeği açlıktan daha çok ağlatır.

3. Görmek ve duymak kadar koklamaya da güvenilseydi, yalanlar dünyayı yönetemezdi.

4. Güzel koku tercih sebebi olmayabilir ancak kötüsü ayrılık sebebidir.

5. Ziyaretçi misafirperverliğini değil, önce kokunu fark eder.


ZAMAN AŞIMI
1. Keşke zaman geçtikçe biraz daha tecrübesizleşsek.

2. Geçmiş acımasızca geleceği hırpalıyor, bugün ise çaresizce izliyor.

3. Geçmiş özlemini sadece başarı bitirir. 

4. Erteleme faturası, gerçekleşene kesilir.

5. Reddedilmenin değeri yıllar sonra ortaya çıkar.

6. Zaman her şeye kâfi olsa da insanı adamakıllı tanımaya yetmez.

7. Zaman ilaca benzer, yanlış kullanılırsa her ânı acı verir.


SAHTE İMZA
1. Doğarken masum, büyürken tanık, yıllar ilerledikçe savcı, yaşlanırken hâkim ve ölürken de birazcık suçluyuzdur.

2. Terk edileni belki de evren özgür bırakmıştır.

3. Kader, hayallerin mülakatıdır.

4. Küçük insanlar hep büyük görünmeye, büyükler ise onlara hiç görünmemeye çabalar.


İLETİŞİM DEFOSU
1. Kalite alışveriş yaparken değil, tartışırken ortaya çıkar.

2. Sorular niyeti, cevaplar samimiyeti gösterir.

3. Dinleyecek sabır yoksa, eleştirecek acele de olmasın.


EKONOMİK İLLÜZYON
1. Mutsuzluk, en çok satan bağımlılıktır.

2. Kısa zamanda zengin olmak çok uzun sürer.

3. Zaman paraysa, hız servettir.

4. Tarih serveti değil, değeri yazar.


İPOTEK
1. Hayaller hırsızdır; fazlası ruhtan, azı gelecekten çalar.

2. Hayali gerçekleştirenin şansı, rakibin para rüyasıdır.

3. Büyük hataların arkasında, geçmiş başarıların gereksiz güveni yatar.

4. Düşürenin terki, talihtir. 

5. Öyle var ol ki hayallerin bile peşinden koşsun!


TOPOLOJİK PORTRE
1. Atasözü, yabancı bir ülkeden ithal edilebilecek en kıymetli üründür.

2. Bir semt moda olur, sakinleri yabancı.

3. İstanbul kadar aldatılan şehir var mıdır; çok sevilir ama hep ellere gidilir…

4. Çeşme, Bodrum ve eski İstanbul'un ortak üzüntüsü, seyrek ağaçlı fotoğraflardır.


IŞIKLAR
1. Hemen sevme ve affetme kararı, sadece çocukların verebileceği kadar zordur.

2. Çocuğun öfkesi, yetişkinin gülümsemesinden kısadır.

3. Özgürler özgün, özgünler özgür…

4. Gri; rekabetin değil, sporun rengidir.


ADLİ SİCİL
1. Doğanın çıkmayan tek lekesi insandır.

2. İnsanın doğayla kredili savaşının faturasını tüm canlılar öder.

3. Hayvanlara eziyet, hayvanat bahçesini ziyaretle başlar.

4. Hayvanat bahçesi, suçsuz canlıların yargılanmadan tutsak edildiği bir hapishanedir.

5. İnsanoğlu zamanın kıymetini bilmese de tüm canlılarınki ona bağlıdır.


Zaman ve alan yaratmaya
adanmam gerektiğini idrak ettiren
uzun ve yalnız yürüyüşlerime…
Yıllardır her gün attığım yaklaşık on beş bin adım, şehrin gürültüsüne rağmen dış dünyadan tamamen soyutlandığım sessiz bir inziva alanı açtı. Bu yürüyüşler sırasında dışarıdaki gürültüyü değil, o seslerin arasındaki derin soyut sesleri ve nihayetinde kendi iç sesimi dinlemeyi öğrendim. Bu soyutlanma hali farkındalığımı ve üretkenliğimi artırırken, özellikle zaman ve alan kavramları üzerine derin gözlemler yapmamı ve değer yargılarımı değiştirmemi sağladı. Doğanın ritmiyle birleşen ve hayatıma büyük kıymet katan bu adımlar, düşünce dünyamdaki derinleşmenin ve bu aforizmaların en güçlü dayanağıdır.


Plastik sanatlarla uğraşan kişilerin aynı obje veya konuyu farklı şekillerde tasarlayıp aktarmaları, estetik anlayışlarının bir yansımasıdır. Örneğin, aynı temayı resmedenlerin eserleri bir diğerininkiyle aynı duyguyu vermez, tatları bambaşkadır. Yazarken de olayı birlikte yaşayanların çeşitli sonuçlar çıkarıp anlatması doğaldır. Ayrı bakış açılarıyla algılamanın yanı sıra, stilde de çeşitlilikler olabilir. Bir vakayı sayfalarca anlatabileceğiniz gibi, tek bir satırla da açıklayabilirsiniz. Aforizmalarım ne tartışılmaz ne de temelsizdir. Şahit olduğum karmaşık veya son derece sıradan bir olayı yahut ürettiğim bir düşünceyi daha önce hiç söylenmemiş ve basit bir dille kelimelere dökme çabasındayım.


Aforizmalarımda uzay ve mekân yerine alan kelimesini tercih ediyorum; çünkü mekân daha çok kapalı bir yeri, uzay ise dünyadan kopuk bir boşluğu çağrıştırıyor. Alan ise bu kavramların tümünü daha sade ve kapsayıcı bir biçimde ifade ediyor diye düşünüyorum.


Hayatını değiştirmiş bir cümle ile hâlâ karşılaşmadıysan, henüz hiçbir şey okumamışsındır.
Yukarıdaki aforizmam; Kanada’da yaşadığım kısa dönemde karşıma çıkan ve Keşke Çocukken Okusaydım kitabımın ismine ilham veren aşağıdaki sözün bendeki hatırasıdır:
Bakış Açısı + Çaba = Sonuç

M. Cem Temuroğlu

Siteden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak, çerez politikasını kabul etmiş sayılırsınız.

Kabul