Hayatını değiştirmiş bir cümle ile hâlâ karşılaşmadıysan, henüz hiçbir şey okumamışsındır.

O DUYU
1. İnsan görmeye ve duymaya güvendiği kadar koklamaya da güvenseydi, yalanlar dünyayı yönetemezdi.

2. Biz unutsak da koku, tüm canlıların ana dilidir.

3. Anne kokusu alamaması, bebeği açlıktan daha çok ağlatır.

4. Güzel koku tercih sebebi olmayabilir ancak kötüsü ayrılık sebebidir.


SOYUT MÜLK
1. Zaman ve alan olmasaydı, bir rüyada olduğumuzu hemen fark ederdik…

2. Yanlış yer, yeni hayallerin başladığı doğru zamandır.

3. Zaman ve alan birdir, hep ayrı anılır.

4. Zaman ve alan faturası, yaşam ve özgürlükle ödenir. Hesap hiç kapanmaz…


ALGI SİLSİLESİ
1. Gösterilen ve gözükmüyor zannettiğin, aslını görmemen içindir.

2.İnternet, tarihi ikiye ayıran İsa’yı hatırlayacak: İnternetten Önce ve İnternetten Sonra.

3. Kötülüğü savaşan değil, peşinden koşturan tüketir.

4. Ekranlar saatlere rakiptir; uyandırmaz derin uyutur.

5. Aynalar cesurdur, kolayca kırılacakları halde yine de doğruyu söylerler.

6. Binlerce yıldır tüm kültürlerin en önemli kelimesi paylaş, sosyal medyada hepimizin maskarası.

7. En ikna edici yalanları fotoğraflara söyletirler.

8. Zannettiğin gibi algılanmak, zannettiğin kadar kısa sürmüyor.

9. En popüler iki yalan: “Herkes yapıyor” ve “Hiç kimse yapmıyor”.


HAREKETSİZLİK RİTMİ
1. Aşkın tarifinden acı çıkartılırsa, evcilleşir.

2. Hiçbir şey yapmamak için elimizden gelen her şeyi yaptık.

3. Bırakmak, alışmaktan pahalıdır.

4. Birey seyirci, markalar put.

5. Tutku, bağımlılığın efendisidir.

6. Alışkanlıklar merdivendir. Zirveden çukura kadar uzanır.


OTOPSİ
1. Mutsuzluk bireyin orijinal eseridir, paha biçilmez.

2. Başkalarını izleyerek var olmak, karanlıkta kelepçelenmektir.

3. Unutamadıklarını, hatırlayamaz hâle geldiysen, kim üzebilir?

4. Sığ insan, boğmak için derin görünür.

5. Karşındakinin küçük düşmesi hoşuna gidiyorsa, sen zaten yerdesindir.

6. Hemen sevme ve affetme kararı, sadece çocukların verebileceği kadar zordur.

7. Çocuğun öfkesi, yetişkinin gülümsemesinden kısadır.

8. Tek başına kaldığında, hayat terk edenleri değil seni sorgular.

9. Mutluluk, fazlalıkta esir.


MÜHÜR
1. Yalnızlığın rengi; korku mu, sıkıntı mı?

2. Tüm güzel anılarım çoktan bayatladı, yalnızlığım ise hâlâ taptaze.

3. Yalnız doğar ve ölürüz, arada yaşananlar romantizmdir.

4. Yıllarca hiç yalnızlık çekmememin sebebi, herkesi dost zannetmemmiş.

5. İyi mükemmeli, mükemmel sadece yalnızlığı kovalar.

6. Aşk saklı değil, bulamazsın.

7. Yalnızlık sıkı dosttur, ölene dek terk etmez.


VARLIK TELAŞI
1. Artık düşündüğünde değil, düşünmemeyi seçtiğinde varsın.

2. Sürekli yıprattığın halde değerini arttırdığın tek şey hayatındır.

3. İsimler, ispatlar ve alışkanlıklar, oluş çabasının en zeki düşmanlarıdır. 

4. Sonuç yerdeyse, araçlar yükseklerdedir.

5. Yaşamın amacı tartışılır fakat ne olmadığı kesindir.

6. Sıkıntı, yaşam korkusunu ezdi.

7. Tek çıktığın yolculuktan bir dönmezsin.

8. Ezber ve geçmişle var olmaya çalışmak nafile…

9. Binlerce yıldır kılıktan kılığa girdik, hâlâ bir olamadık.

10. Öyle var ol ki hayallerin bile peşinden koşsun!

11. Özgürler özgün, özgünler özgür…


ZAMAN AŞIMI
1. Keşke zaman geçtikçe biraz daha tecrübesizleşsek.

2. Geçmiş acımasızca geleceği hırpalıyor, bugün ise çaresizce izliyor.

3. Geçmiş özlemini sadece başarı bitirir. 

4. Erteleme faturası, gerçekleşene kesilir.

5. Reddedilmenin değeri yıllar sonra ortaya çıkar.

6. Doktorun bugün söyleyeceği hiçbir şey geciktiğinde duyacaklarından daha kötü değildir.

7. Zaman her şeye kâfi olsa da insanı adamakıllı tanımaya yetmez.

8. Zaman ilaca benzer, yanlış kullanılırsa her ânı acı verir.

9. İnsanoğlu zamanın kıymetini bilmese de tüm canlılarınki ona bağlıdır.


SAHTE İMZA
1. Doğarken masum, büyürken tanık, yıllar ilerledikçe savcı, yaşlanırken hâkim ve ölürken de birazcık suçluyuzdur.

2. Patatesin, üzümün veya herhangi bir bitkinin mayalanarak ya da damıtılarak tüketilmesini statü göstergesi saymak, fakirlik göstergesidir.

3. Terk edileni belki de evren özgür bırakmıştır.

4. Kader, hayallerin mülakatıdır.

5. Küçük insanlar hep büyük görünmeye, büyükler ise onlara hiç görünmemeye çabalar.


BİLGİ SUÇU
1. Cahili cahil yapan, bilgisizliği değil, bilgisidir.

2. Dürüstlük, zekânın tatilidir.

3. Doğruyu atmak bilgi, hepsini saklamak korku.

4. Bilgi sadece okumak ve izlemekten geçiyorsa; bizi biz yapanlar, buna inandıranlardır.

5. Ekonominin dostu bilgi, düşmanı irade. Bilgi ve irade düşman mı?


İLETİŞİM DEFOSU
1. Kalite alışveriş yaparken değil, tartışırken ortaya çıkar.

2. Sorular niyeti, cevaplar samimiyeti gösterir.

3. Dinleyecek sabır yoksa, eleştirecek acele de olmasın.

4. Demiştim demenin, kavgayı büyütmekten başka bir etkisi yoktur.

5. Hastaya ilk ziyaret görevden, sonrakiler sevgidendir.

6. Dost, rahatlıkla borç para isteyeceğin değil, düşünmeden vereceğindir.


EKONOMİK İLLÜZYON
1. Kısa zamanda zengin olmak çok uzun sürer.

2. Zaman paraysa, hız servettir.

3. Tarih serveti değil, değeri yazar.

4. Kumardan en çok kazanan, en erken kurtulandır.

5. Kumar para harcama yöntemidir, kazanma değil.


STATÜ EKSTRESİ
1. Mesleğe sadakat, paraya ihanetle başlar.

2. Statü varoluş sancısının ilacıdır.

3. Para ilişkilerin ihanetidir.

4. Değerlerini para ile değiştirme, zengin olunca iade etmezler.

5. Unvan hızlı yendiğinde, hazmı zor bir yemektir.

6. Gösteriş, ruh fakirliğinin aynasıdır.

7. Sıradan olan o değil, onu zorunlu kılanlardır. 

8. Marka büyür, ulaşılır; insan küçülür, ulaşılmaz. 

9. Değeri para sanacak kadar sığdı; vazgeçtikleriyle sefilleşti.


İPOTEK
1. Hayaller hırsızdır; fazlası ruhtan, azı gelecekten çalar.

2. Hayal ettiğini almak zenginlikse, tutsak edenleri bırakmak servettir.

3. Hayali gerçekleştirenin şansı, rakibin para rüyasıdır.

4. Büyük hataların arkasında, geçmiş başarıların gereksiz güveni yatar.

5. Düşürenin terki, talihtir.


TOPOLOJİK PORTRE
1. Atasözü, yabancı bir ülkeden ithal edilebilecek en kıymetli üründür.

2. Bir semt moda olur, sakinleri yabancı.

3. İstanbul kadar aldatılmış şehir var mıdır; çok sevilir ama hep ellere gidilir…

4. Seyahat zengin görevi, fakir rüyasıdır.

5. Çeşme, Bodrum ve eski İstanbul'un ortak üzüntüsü, seyrek ağaçlı fotoğraflardır.


SİCİL
1. Doğanın çıkmayan tek lekesi insandır.

2. Keçiboynuzu, deve dikeni ve kuşburnu kelimelerindeki sivrilik, doğaya haksız infazdır.

3. Doğa acımasızdır. Güçlüyü av, güçsüzü avcı yapmaz.

4. Bitki ilaçla tanışmamak, ilaç ise bitkiyi süs zannedenler içindir.

5. Düştün her masaya… Ne asaletin kaldı ne uğruna savaşan karabiber.

6. Hep yanımızdaydı. Kimseyi doyuramadı. Zavallıyı sıktık, attık. Bizi affet Limon…

7. Bitkiler ve hayvanlar, günün birinde dile gelip de insanoğluna seslenecek olsalardı, ilk sözleri “Yapmayın!” olurdu.

8. Hayvanat bahçesi, suçsuz canlıların yargılanmadan tutsak edildiği bir hapishanedir.

9. Gri; rekabetin değil, sporun rengidir.

10. Hayvanlara eziyet, hayvanat bahçesini ziyaretle başlar.

Zaman ve alan yaratmaya
adanmam gerektiğini idrak ettiren
uzun ve yalnız yürüyüşlerime…

Yıllardır her gün attığım yaklaşık on beş bin adım, şehrin gürültüsüne rağmen dış dünyadan tamamen soyutlandığım sessiz bir inziva alanı açtı. Bu yürüyüşler sırasında dışarıdaki gürültüyü değil, o seslerin arasındaki derin soyut sesleri ve nihayetinde kendi iç sesimi dinlemeyi öğrendim. Bu soyutlanma hali farkındalığımı ve üretkenliğimi artırırken, özellikle zaman ve alan kavramları üzerine derin gözlemler yapmamı ve değer yargılarımı değiştirmemi sağladı. Doğanın ritmiyle birleşen ve hayatıma büyük kıymet katan bu adımlar, düşünce dünyamdaki derinleşmenin ve bu aforizmaların en güçlü dayanağıdır.

Plastik sanatlarla uğraşan kişilerin aynı obje veya konuyu farklı şekillerde tasarlayıp aktarmaları, estetik anlayışlarının bir yansımasıdır. Örneğin, aynı temayı resmedenlerin eserleri bir diğerininkiyle aynı duyguyu vermez, tatları bambaşkadır. Yazarken de olayı birlikte yaşayanların çeşitli sonuçlar çıkarıp anlatması doğaldır. Ayrı bakış açılarıyla algılamanın yanı sıra, stilde de çeşitlilikler olabilir. Bir vakayı sayfalarca anlatabileceğiniz gibi, tek bir satırla da açıklayabilirsiniz. Aforizmalarım ne tartışılmaz ne de temelsizdir. Şahit olduğum karmaşık veya son derece sıradan bir olayı yahut ürettiğim bir düşünceyi daha önce hiç söylenmemiş ve basit bir dille kelimelere dökme çabasındayım.

Aforizmalarımda uzay ve mekân yerine alan kelimesini tercih ediyorum; çünkü mekân daha çok kapalı bir yeri, uzay ise dünyadan kopuk bir boşluğu çağrıştırıyor. Alan ise bu kavramların tümünü daha sade ve kapsayıcı bir biçimde ifade ediyor diye düşünüyorum.


 
Hayatını değiştirmiş bir cümle ile hâlâ karşılaşmadıysan, henüz hiçbir şey okumamışsındır.

O DUYU
1. İnsan görmeye ve duymaya güvendiği kadar koklamaya da güvenseydi, yalanlar dünyayı yönetemezdi.

2. Biz unutsak da koku, tüm canlıların ana dilidir.

3. Anne kokusu alamaması, bebeği açlıktan daha çok ağlatır.

4. Güzel koku tercih sebebi olmayabilir ancak kötüsü ayrılık sebebidir.


SOYUT MÜLK
1. Zaman ve alan olmasaydı, bir rüyada olduğumuzu hemen fark ederdik…

2. Yanlış yer, yeni hayallerin başladığı doğru zamandır.

3. Zaman ve alan birdir, hep ayrı anılır.

4. Zaman ve alan faturası, yaşam ve özgürlükle ödenir. Hesap hiç kapanmaz…


ALGI SİLSİLESİ
1. Gösterilen ve gözükmüyor zannettiğin, aslını görmemen içindir.

2.İnternet, tarihi ikiye ayıran İsa’yı hatırlayacak: İnternetten Önce ve İnternetten Sonra.

3. Kötülüğü savaşan değil, peşinden koşturan tüketir.

4. Ekranlar saatlere rakiptir; uyandırmaz derin uyutur.

5. Aynalar cesurdur, kolayca kırılacakları halde yine de doğruyu söylerler.

6. Binlerce yıldır tüm kültürlerin en önemli kelimesi paylaş, sosyal medyada hepimizin maskarası.

7. En ikna edici yalanları fotoğraflara söyletirler.

8. Zannettiğin gibi algılanmak, zannettiğin kadar kısa sürmüyor.

9. En popüler iki yalan: “Herkes yapıyor” ve “Hiç kimse yapmıyor”.


HAREKETSİZLİK RİTMİ
1. Aşkın tarifinden acı çıkartılırsa, evcilleşir.

2. Hiçbir şey yapmamak için elimizden gelen her şeyi yaptık.

3. Bırakmak, alışmaktan pahalıdır.

4. Birey seyirci, markalar put.

5. Tutku, bağımlılığın efendisidir.

6. Alışkanlıklar merdivendir. Zirveden çukura kadar uzanır.


OTOPSİ
1. Mutsuzluk bireyin orijinal eseridir, paha biçilmez.

2. Başkalarını izleyerek var olmak, karanlıkta kelepçelenmektir.

3. Unutamadıklarını, hatırlayamaz hâle geldiysen, kim üzebilir?

4. Sığ insan, boğmak için derin görünür.

5. Karşındakinin küçük düşmesi hoşuna gidiyorsa, sen zaten yerdesindir.

6. Hemen sevme ve affetme kararı, sadece çocukların verebileceği kadar zordur.

7. Çocuğun öfkesi, yetişkinin gülümsemesinden kısadır.

8. Tek başına kaldığında, hayat terk edenleri değil seni sorgular.

9. Mutluluk, fazlalıkta esir.


MÜHÜR
1. Yalnızlığın rengi; korku mu, sıkıntı mı?

2. Tüm güzel anılarım çoktan bayatladı, yalnızlığım ise hâlâ taptaze.

3. Yalnız doğar ve ölürüz, arada yaşananlar romantizmdir.

4. Yıllarca hiç yalnızlık çekmememin sebebi, herkesi dost zannetmemmiş.

5. İyi mükemmeli, mükemmel sadece yalnızlığı kovalar.

6. Aşk saklı değil, bulamazsın.

7. Yalnızlık sıkı dosttur, ölene dek terk etmez.


VARLIK TELAŞI
1. Artık düşündüğünde değil, düşünmemeyi seçtiğinde varsın.

2. Sürekli yıprattığın halde değerini arttırdığın tek şey hayatındır.

3. İsimler, ispatlar ve alışkanlıklar, oluş çabasının en zeki düşmanlarıdır. 

4. Sonuç yerdeyse, araçlar yükseklerdedir.

5. Yaşamın amacı tartışılır fakat ne olmadığı kesindir.

6. Sıkıntı, yaşam korkusunu ezdi.

7. Tek çıktığın yolculuktan bir dönmezsin.

8. Ezber ve geçmişle var olmaya çalışmak nafile…

9. Binlerce yıldır kılıktan kılığa girdik, hâlâ bir olamadık.

10. Öyle var ol ki hayallerin bile peşinden koşsun!

11. Özgürler özgün, özgünler özgür…


ZAMAN AŞIMI
1. Keşke zaman geçtikçe biraz daha tecrübesizleşsek.

2. Geçmiş acımasızca geleceği hırpalıyor, bugün ise çaresizce izliyor.

3. Geçmiş özlemini sadece başarı bitirir. 

4. Erteleme faturası, gerçekleşene kesilir.

5. Reddedilmenin değeri yıllar sonra ortaya çıkar.

6. Doktorun bugün söyleyeceği hiçbir şey geciktiğinde duyacaklarından daha kötü değildir.

7. Zaman her şeye kâfi olsa da insanı adamakıllı tanımaya yetmez.

8. Zaman ilaca benzer, yanlış kullanılırsa her ânı acı verir.

9. İnsanoğlu zamanın kıymetini bilmese de tüm canlılarınki ona bağlıdır.


SAHTE İMZA
1. Doğarken masum, büyürken tanık, yıllar ilerledikçe savcı, yaşlanırken hâkim ve ölürken de birazcık suçluyuzdur.

2. Patatesin, üzümün veya herhangi bir bitkinin mayalanarak ya da damıtılarak tüketilmesini statü göstergesi saymak, fakirlik göstergesidir.

3. Terk edileni belki de evren özgür bırakmıştır.

4. Kader, hayallerin mülakatıdır.

5. Küçük insanlar hep büyük görünmeye, büyükler ise onlara hiç görünmemeye çabalar.


BİLGİ SUÇU
1. Cahili cahil yapan, bilgisizliği değil, bilgisidir.

2. Dürüstlük, zekânın tatilidir.

3. Doğruyu atmak bilgi, hepsini saklamak korku.

4. Bilgi sadece okumak ve izlemekten geçiyorsa; bizi biz yapanlar, buna inandıranlardır.

5. Ekonominin dostu bilgi, düşmanı irade. Bilgi ve irade düşman mı?


İLETİŞİM DEFOSU
1. Kalite alışveriş yaparken değil, tartışırken ortaya çıkar.

2. Sorular niyeti, cevaplar samimiyeti gösterir.

3. Dinleyecek sabır yoksa, eleştirecek acele de olmasın.

4. Demiştim demenin, kavgayı büyütmekten başka bir etkisi yoktur.

5. Hastaya ilk ziyaret görevden, sonrakiler sevgidendir.

6. Dost, rahatlıkla borç para isteyeceğin değil, düşünmeden vereceğindir.


EKONOMİK İLLÜZYON
1. Kısa zamanda zengin olmak çok uzun sürer.

2. Zaman paraysa, hız servettir.

3. Tarih serveti değil, değeri yazar.

4. Kumardan en çok kazanan, en erken kurtulandır.

5. Kumar para harcama yöntemidir, kazanma değil.


STATÜ EKSTRESİ
1. Mesleğe sadakat, paraya ihanetle başlar.

2. Statü varoluş sancısının ilacıdır.

3. Para ilişkilerin ihanetidir.

4. Değerlerini para ile değiştirme, zengin olunca iade etmezler.

5. Unvan hızlı yendiğinde, hazmı zor bir yemektir.

6. Gösteriş, ruh fakirliğinin aynasıdır.

7. Sıradan olan o değil, onu zorunlu kılanlardır. 

8. Marka büyür, ulaşılır; insan küçülür, ulaşılmaz. 

9. Değeri para sanacak kadar sığdı; vazgeçtikleriyle sefilleşti.


İPOTEK
1. Hayaller hırsızdır; fazlası ruhtan, azı gelecekten çalar.

2. Hayal ettiğini almak zenginlikse, tutsak edenleri bırakmak servettir.

3. Hayali gerçekleştirenin şansı, rakibin para rüyasıdır.

4. Büyük hataların arkasında, geçmiş başarıların gereksiz güveni yatar.

5. Düşürenin terki, talihtir.


TOPOLOJİK PORTRE
1. Atasözü, yabancı bir ülkeden ithal edilebilecek en kıymetli üründür.

2. Bir semt moda olur, sakinleri yabancı.

3. İstanbul kadar aldatılmış şehir var mıdır; çok sevilir ama hep ellere gidilir…

4. Seyahat zengin görevi, fakir rüyasıdır.

5. Çeşme, Bodrum ve eski İstanbul'un ortak üzüntüsü, seyrek ağaçlı fotoğraflardır.


SİCİL
1. Doğanın çıkmayan tek lekesi insandır.

2. Keçiboynuzu, deve dikeni ve kuşburnu kelimelerindeki sivrilik, doğaya haksız infazdır.

3. Doğa acımasızdır. Güçlüyü av, güçsüzü avcı yapmaz.

4. Bitki ilaçla tanışmamak, ilaç ise bitkiyi süs zannedenler içindir.

5. Düştün her masaya… Ne asaletin kaldı ne uğruna savaşan karabiber.

6. Hep yanımızdaydı. Kimseyi doyuramadı. Zavallıyı sıktık, attık. Bizi affet Limon…

7. Bitkiler ve hayvanlar, günün birinde dile gelip de insanoğluna seslenecek olsalardı, ilk sözleri “Yapmayın!” olurdu.

8. Hayvanat bahçesi, suçsuz canlıların yargılanmadan tutsak edildiği bir hapishanedir.

9. Gri; rekabetin değil, sporun rengidir.

10. Hayvanlara eziyet, hayvanat bahçesini ziyaretle başlar.

Zaman ve alan yaratmaya
adanmam gerektiğini idrak ettiren
uzun ve yalnız yürüyüşlerime…

Yıllardır her gün attığım yaklaşık on beş bin adım, şehrin gürültüsüne rağmen dış dünyadan tamamen soyutlandığım sessiz bir inziva alanı açtı. Bu yürüyüşler sırasında dışarıdaki gürültüyü değil, o seslerin arasındaki derin soyut sesleri ve nihayetinde kendi iç sesimi dinlemeyi öğrendim. Bu soyutlanma hali farkındalığımı ve üretkenliğimi artırırken, özellikle zaman ve alan kavramları üzerine derin gözlemler yapmamı ve değer yargılarımı değiştirmemi sağladı. Doğanın ritmiyle birleşen ve hayatıma büyük kıymet katan bu adımlar, düşünce dünyamdaki derinleşmenin ve bu aforizmaların en güçlü dayanağıdır.

Plastik sanatlarla uğraşan kişilerin aynı obje veya konuyu farklı şekillerde tasarlayıp aktarmaları, estetik anlayışlarının bir yansımasıdır. Örneğin, aynı temayı resmedenlerin eserleri bir diğerininkiyle aynı duyguyu vermez, tatları bambaşkadır. Yazarken de olayı birlikte yaşayanların çeşitli sonuçlar çıkarıp anlatması doğaldır. Ayrı bakış açılarıyla algılamanın yanı sıra, stilde de çeşitlilikler olabilir. Bir vakayı sayfalarca anlatabileceğiniz gibi, tek bir satırla da açıklayabilirsiniz. Aforizmalarım ne tartışılmaz ne de temelsizdir. Şahit olduğum karmaşık veya son derece sıradan bir olayı yahut ürettiğim bir düşünceyi daha önce hiç söylenmemiş ve basit bir dille kelimelere dökme çabasındayım.

Aforizmalarımda uzay ve mekân yerine alan kelimesini tercih ediyorum; çünkü mekân daha çok kapalı bir yeri, uzay ise dünyadan kopuk bir boşluğu çağrıştırıyor. Alan ise bu kavramların tümünü daha sade ve kapsayıcı bir biçimde ifade ediyor diye düşünüyorum.

Siteden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak, çerez politikasını kabul etmiş sayılırsınız.

Kabul